APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (3. BÖLÜM)
APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (3. BÖLÜM)
0 Yorum
542
13-12-2021

PARTİLEŞME YÜKSEK KARAR KİŞİLİĞİNDE YAŞAMAKTIR

Yaşam gerçeğinizde, hayal ve düşüncenizde yeni umutların ve gelişmelerin kendini açığa vurması gerekiyor. Yürüttüğümüz kapsamlı çalışmaların, kesinlikle en az savaş sıcaklığı kadar eğitici bir ifade yakalaması gerekiyor. Hem çizgi hem de onun uygulama düzeyi zengin bir karşılık yakalamalıdır. Bu örtbas edilmiş, kendini çok yönlü kandıran kişiliği yıkmanız, hesabını verip yerle bir etmeniz ve ona alternatif kişiliği yakalamanız gerekiyor. Çok ağır ve sancılı yaşadığınız yaşamı, bu temelde sağlığa kavuşturmalısınız. Bu konuda cesur bir ifadenin sahibi olmak, kendini ölçülerle yaşatma gücünü göstermek, artık kendini kandırmaktan ve kandırılmaktan kurtarmak, hiç olmazsa kendinizi ikna etmeyi sürekli ve anlamlı kılmak, ona bağlı kalmanın gücünü göstermek bütün yaşamınızda çarpıcı bir biçimde kendini hissettirmelidir. Unutmayalım ki, bir kişinin kendine yapabileceği en büyük kötülük veya halk olarak da kendimize yaptığımız en büyük kötülük; kandırılmış, yanıltılmış, kendini koruyamaz, geliştiremez özelliği çok açık olan bir konumu örtbas etmektir. Bu kendinizi örtbas etme durumunuzu artık yıkmalı ve bunun çok açık göstergelerini sergilemelisiniz. Onunla savaşma gücü göstermemek ve bunu yaşatmak için bin bir yalana dolana başvurmak samimi olmamak ve kendisiyle hakiki bir hesaplaşmayı yapmamaktır. Bir parti kişiliğinden bahsedecekseniz ve gerçek bir partileşme iddiasına sahip olacaksanız bu durumunuzu halledeceksiniz. Çünkü Öncü kadro olarak yol açtığınız problemler çok kapsamlıdır.

Halen yaşadığınız bu sorunun düzeyini bile kendinize sorma cesaretini göstermeyişiniz, partileşmeden kaçınmanın en tehlikeli yolu oluyor. Hatalarını başkalarına yıkarak, kendi basitliğine ve kendi iç dünyasına -kendi iç dünyası da yok, keşke olsa- kapılarak, yani karanlıklarda kendini yitirerek kendini örtbas etmek, hatasını, eksikliğini görmeden, kendini sorgulamadan, kendisiyle savaşmadan yaşanılabileceğini sanmak ve bu duruma rağmen “yaşayabiliyorum” demek, aslında kaybetmenin ve bunun sorumsuzluğunun, her türlü anlamsızlığının, ikiyüzlülüğünün kendisi oluyor. Çok temel görevler karşısında halen böyle ayak diretmek, halen böyle kendini savunmak ısrarla arsız kişiliği yaşamak demektir. Seviyesiz, saygısız, serseri kişiliği ısrarla, fütursuzca, sorumsuzca dayatmak demektir. Kendini, çok açık olan eksiklik ve görevlerin başarısızlığı karşısında çözemeyen insan -hele burada söz konusu olan ciddi bir devrim partisi, hatta ordusuysa- niyeti, hatta çabası ne olursa olsun, işin esaslı noktalarında gerekeni yapamaz durumdaysa, çok tehlikeli birisidir. Gerçeği çok uzakta aramaya gerek yok. Gerçeği kendi içinizde aramanız gerekiyor. Bir şey yapabilecekseniz, yine bunu kendinizde yakalayın. Yapamayacaksanız, sağı-solu zorlayarak, dolayısıyla çok kötü durumlara yol açarak kendinizi de, çevrenizi de mahvetmemelisiniz. Artık bu yüzsüzlüğü, bu sorumsuzluğu terk etmeyi bilmeniz gerekiyor. Bir işi doğru yapabilme, onun vicdanını yakalayabilme, yine onu anlaşılır ölçülerle gösterilebilmeyi sağladığınız zaman kendinize bir paye yakıştırın ki, vicdanınız rahatlasın. Aksi halde çok büyük değerlerin aşınması ve kaybı karşısında bir takım sahte gerekçelere sığınırsanız, çok şerefsiz birisi olduğunuz ortaya çıkacaktır. Bu konuda örtbas edilmiş kişilik özelliklerine yer vermemek gerekir.

Şu anda ekmek-sudan da daha fazla muhtaç olduğumuz, cesur ve özgür kişiliğin kendini kandırmayan gerçeğidir. Bu, kişiliğin son derece yaratıcı iş yapabilme özelliğine ulaşmasıdır. Bu özelliği yakalayamadığınızda, hiçbir gerekçeyle kendinizi sağlam bir değerlendirmeye tabi tutamaz, fazla iddia sahibi de olamazsınız. Tam da bu noktada partiye ve kolektif değerlere sığınarak bu işin içinden çıkamazsınız. Bunu eskiden her türlü metafizik değer yargılarına sığınmaktan tutalım çok ilkel geleneklere, benlik duygularına, ataerkil tutumlara girerek ve kendinizi gizleyerek yapardınız. Bu yaklaşımlar kendini var etmek isteyen insanın yaklaşımı olamaz; ezilen, yönetilen, düşen ve özgürlükten kopan insanı esas almak olur ki, tabii bu da özgürlük kişiliğiyle, parti kişiliğiyle çelişir. Bana göre siz henüz kendinizi ikna etmemişsiniz. Bir halkı, bir partiyi, bir partiliyi ikna etmek ve geliştirmekten önce adam akıllı kendinizi ikna etmeniz ve bu konuda kendinizle hesaplaşmanızı dürüstçe yapmanız gerekiyor. Artık kişilikleriniz konusundaki hatalı girişlere, hatalı çıkışlara son verelim. Bunca olup bitenden sonra kendinizi ikna etmeniz, kararlaştırmanız gerçekleşebilmelidir. Ve bunun bütün ölçülerine az-çok anlam verebilmelisiniz. Bunun örgüt ölçüleri, yaşam ölçüleri, savaş ve üslup ölçüleri var; bunun stratejik, taktik, siyasal ölçüleri var. Artık bunlara anlam vermeniz gerekiyor. İflah olmaz baştan çıkarılmışlığı artık siyasette yaşatmamamız gerekir. Kendinizi sorgulayabilme gücüne ulaştığınız kanısındayım veya bu gücü yakalayacak pratikleriniz, gelişmeleriniz var. Kendinizi korkmadan sorgulayın. Bunu yaptığınızda, ağır suç işlemiş olanları bile ıslah olmaya tabi tutabiliriz. Bizde affedilmeyecek olan, ısrarla eğitilmemiş ve ıslah edilmemiş kişiliğini fırsat bulduğunda tekrar sürdürme hastalığını göstermektir.

Tam da bu noktada, yaşaması gerekeni yaşatmak için bunları yaşatmamak kuralına bağlı kalmamız gerekiyor. Bundan çıkarmamız gereken sonuç, yaşatılmaması gereken yanlarımızı, yaşatma yanlarımıza göre değerlendirmek ve yaşaması gereken yanlarımızın önünde engel olmaktan çıkarma gücünü göstermektir. Yaşamayı mümkün kılacak değerleri boşa çıkaran, o değerleri çürüten kişileri, özellikleri, hatta kendi bazı yanlarınızı, özelliklerinizi yıkma cesaretini, yıkma gücünü, yıkma iradesini, yıkma çabasını gösteriyor musunuz? Bunda samimi misiniz? Bu temelde bir ıslah olmayı hakkediyor musunuz? Bunu çok açıklıkla yapabiliyorsanız, yaşanması gereken yanlarınızı daha güçlü yaşamaya dönüştürmeliyiz. Aksi halde sizi bu durumda tutamayız. Çıkarılması gereken en önemli bir sonuç da budur. Yaşamı geliştiremiyor, onun çok açık göstergelerine, öğelerine ulaşamıyorsanız bu kanun işlemelidir. Bu kanun, yaşanması gerekenin uğruna, yaşanılmaması gerekenlerin cezalandırılmasıdır. Bunu ne kadar bu düşünce ve değerlendirme ışığında yapıyoruz, üzerinde ne kadar düşünüyoruz. Yaşanması gereken nedir? Yaşanmaması gereken nedir? Bu çok önemlidir. Sizde de bu özellikler çok karşı karşıyadır. Sizin de o kadar yaşanmaması gereken yanlarınız var ki, ancak yıllardır bunları yaşanması gereken değerlerimizin üzerine saldırtıyorsunuz. İşte dayattığınız savaş biraz da bu oluyor. Artık bu anlamsız savaşı bırakın. Bunun kökü çok derin, içinde düşmanın sunduğu zeminden, bizim bunun üzerinde sorumsuzca büyümemize kadar çok köklü bir temele sahip. Ayrıca bir türlü kendi yaşamsal değerlerimize sahip çıkma gücünü gösterememe, bununla savaşım için bazı fedakarlıkları yapmayı köklü başaramama durumu söz konusu. Artık bu konuda kendinizi anlaşılır kılacaksınız.

Yaşanmaması gereken, yaşamların önünde engel teşkil eden yanlarınız var. Bu özelliklerinizi aşmadan sizi yaşamın içine bırakmayız. Size ne halkı, ne parti değerlerini, ne bir dirhem değerimizi bile vermeyiz. Hatta parti adına kazandığımız sizleri bile size veremeyiz. Gerçek kadrolaşma böyle sağlanır. Artık bu noktadan sonra benim size tahammülüm, sabrım olamaz. Kendini doğru yetiştiremeyen, yaşamı yoluna koyamayan kişiyi ben ne yapacağım? Varsa bir bireyciliğiniz, o sizin olsun, bizim partimizin içinde yeri olmasın. Pratiğinize bakıyorum; neden böyle yaptılar diye isyan duygularım kabarıyor. Kimi ele alıyorsam, neden bu çok akıllı olamadı, neden yapılması gereken işi göremedi, neden kendini doğru-dürüst kullanıma tabi tutamadı diyorum. Benim şimdi kendime en çok sorduğum sorular bunlardır. Bunları ne yapmak gerekir? Bunları nasıl düzenlemek gerekir? Bu konuda sizlerde fazla vicdan muhasebesi yoktur, ama bende vicdan muhasebesi şiddetlidir. Benim gözlerim çok iyi görür, çok iyi hissederim, hem de görüp hissettiğim yanlışları gidermek için iyi ve çılgınca savaş veririm. Şimdi size bakıyorum, nerede gözler, nerede hisler, nerede savaşlar? Biraz daha kontrol dışında kalırsanız utanmadan, sıkılmadan kendinize yapamayacağınız hiçbir kötülük yoktur. Zavallılık da, çaresizlik de bir kötülüktür ve böyle giderse hepsini sergileyeceksiniz Yerinde olmayan ölümlerin, yerinde olmayan yaşam tarzlarının hepsi de kötülüktür. Bunların hepsini yapacak, ama görkemli bir yaşama ve onun savaşımına sıra gelince ortadan kaybolacaksınız. Yiğitlik bu değildir. Bu kaçıştır, namertliktir. Çok etkili bir sözün ve eylemin sahibi kim var? Bunu sıkça soruyorum. Bu büyük gücün hissini temsil eden, onun duruşunu, gerektiğinde onun amansız takibini, emrini yürüten kimdir? Kendinize sorun; ne zaman böyle durdunuz, ne zaman böyle hissettiniz, gördünüz? Ve saptırma oldu mu? Yürümeme oldu mu? Emri uyguladınız mı? Bir militan için bunlar esastır. Bu tutuma, bu duruşa geçmeden kendinize PKK sıfatını yakıştırmayın ve artık bunun bahanelerine de sığınmayın. Çünkü çocuk değilsiniz. 

Hele eveleyip-geveleyip de yapamadığınızı bir kocakarıdan daha beterin beteri bir tarzda savunmayın. İflah olmuyor, yüceltmiyor, ayrıca bir tutkuya da anlam veremiyorsunuz. Bir güzel söze, güzel bir yaşama adım attırmıyorsunuz. Peki, kendinizi nasıl böyle rahat kabul ediyorsunuz? Şimdiye kadar, kendimi tanıdığımdan beri, etkili bir sözüm, yine attığım bir adımın bazı çarpıcı sonuçları olmadan, ben yaşadım demedim. Değil bir defa, bütün adımlarım böyle olmazsa rahat durmam. Şimdi size bakıyorum, nerede etkili söz, nerede etkili adımlar? Tam tersine kandıran kandırana, aldatan aldatana, çirkinleştiren çirkinleştirene, saygısızlık yapan yapana. Göze de, hisse de, düşünceye de hoş gelen, oldukça etkileyen bir tutuma kaç kişi girmiş veya bu konuda kendinize ne kadar anlam veriyorsunuz? Benim tespit ettiklerime karşılık sizler, kör göze indirilen yumruk gibi, “bakma bana vururum seni” tavrını sürdürüyorsunuz. Bir yoldaşa bu davranışlar yakışmaz. Kendi hareketlerinizi ölçün-biçin. Tabii
kendinize soru da sormuyorsunuz. Ben sizi her türlü çirkinliğinizle kabullenmeye mecbur muyum? Söz söyleyeceksin, ama ne anlama geldiği belli değil; bir yürüyüş yapacaksın, ama içinde neler yıkılır, neler çözülür belli değil ve buna karşın benim seni PKK içinde iyi bir kadro olarak selamlamam mümkün mü! Sizin hakkınızda dile getirilmedik tek bir kötülük, şikayet yoktur. Yaşamlara kastetmişsiniz, kendinize kastetmişsiniz ve bunu normal görüyorsunuz. Halbuki bu, dehşetle karşılanması gereken bir durumdur.

Devrimciliğim nasıl başladı? Ben bunu size anlatıyorum, ama hoşunuza gitmediği için bir türlü anlam veremiyorsunuz. Devrimciliğim, beğenmediğim her şeye karşı bir tavra yönelerek başladı. Sıkıldığım her şey, benim için devrimciliğe bir adımdır. Hoş bulmadığım, yeterli bulmadığım, anlamlı bulmadığım, başarılı bulmadığım hemen her şey bende bir karşılık bulur ve ben öyle yürürüm. Sizin böyle bir huyunuz, alışkanlığınız, planınız var mı? Hayır. Sizde, hoş olmayan ne varsa bunu yaramaz çocuklar gibi ısrarla, giderek incelterek sürdürmek bir yaşam biçimi haline gelmiş. Bu halktan soylu kişiliklerin çıkmamasının nedeni şudur: Evlatlarının hemen hepsi kendi çirkinliklerini, başarısızlıklarını, kendi kutsal değerlerini anlamamayı; kendi siyasetlerini ve kendi kurtuluş değerlerini yakalamamayı, tam tersine ondan uzaklaşmayı marifet biliyor. Durum bu olunca, tabii ki o halk lanetli olmaktan kurtulamaz. Ve siz bu halkın lanetli gerçeği içinden geliyorsunuz. Bunu göz ardı ettiğinizde hiçbir yere varamazsınız. Hele hele bir de “parti, şeref ve onurdur, içine girdik, dolayısıyla onu paylaşıyoruz” demekle yapabileceğiniz ancak kendinizi maskelemektir. Ve bu da gerçek bir partileşme değildir. Adını Muhammet koymakla nasıl ki peygamber olamazsan; adını Agit koymakla da bir PKK Agit‟i olamazsın. Bu, bu kadar açıktır. Artık bu anlamda bir olgunlaşma gösterilmelidir. Çok açık söylüyorum, artık ben PKK adına, PKK‟nin tüm büyüklükleri adına bu çalışmayı yürüteceksem, bir hırsız gibi imkanların içine dalmanızı, kolektif değerlerin üzerine çullanmanızı veya onunla kendinizi yaşatmanızı sona erdirmeliyim. Kolektif değerler hiç birimizin kişisel inisiyatifine terk edilemez. Halen kötü bir mirasyedici olmaktan öteye varamıyorsunuz. Kolektif emek nedir? Gerçekten bu ne kadar yoğunlaşmış insan emeğidir? 

Bu soruları kendine soran bile yok. Hatta bunun üzerine abartılı, haksız, ölçüsüz bir biçimde kendini dayatan dayatana, bir yerinden bir şeyler koparmak isteyen isteyene veya hiç anlam vermeyene yoğunca rastlanıyor. Bu yaklaşımlarla PKK‟lileşemez, PKK kadro ölçülerini bulamazsınız. Ayrıca bir de bunun savaşımı gerekir. PKK kadrosu olmak, en büyük değerler savaşımını, öncüler savaşımını vermek demektir. Fakat bunun yanında bile geçemiyorsunuz. Dolayısıyla durumunuz böyle devam ederse, on yıl da yaşasanız sonunuz felakettir. Sizi kim ne yapar? Eğer parti konusunda bir şeyler anlamışsanız, demek ki bu konuda artık kendinizi ikna etmeniz gerekiyor. Sergilediğiniz bu özelliklere bakıyorum, hepsi de eveleme-geveleme türünden şeylerdir. Ne derinliği, ne ufku, ne de kesin karar vardır. Şimdiye kadar kendinizi kandırmışsınız. Bir kez daha öyle geçiş yapmak istiyorsunuz ve benim buna artık kesin dur dememin zamanı gelmiştir. Parti içine böyle giriş yapmayın. Size de yazık olur. Hiç olmazsa bundan sonra partinin ciddiyetine anlam vermelisiniz. Buna gücünüz yoksa açıkça söyleyin, çünkü herkes parti militanı olamaz. “Yiğide hakkını vermek gerekir” derler; biz de hakkı olana hakkını verelim, yer verelim. Bu gücü gösteremiyorsanız, sıradan bir parti sempatizanı sınırında kalabilirsiniz. Ama eğer militanlığı, kadroyu esas alacaksanız, onun çok amansız ölçüleri vardır. Elli tane böyle militanımız olsa, beş bin sıradan insandan daha değerlidir. Biz elliyi bulmakta ısrarlı olmalıyız ki, beş bin sıradan insanın vereceği zararı önleyelim. Bu, çok önemli bir görevdir. Keşke bir kaçınız bu görevi anlayışla değerlendirebilse, ama o da yok. Şu anda benim en temel sorunum şudur; bir kaç tane böyle akıllı militanı parti içinde gerçekleştirebilmek, yaratabilmek.

Bu yılların ikiyüzlülüğünden, güçsüzlüğünden, zavallılığından, yalancılığından, çaresizliğinden gerçekten de bıktım. Bir iş yapamıyor, sözünüzün gereklerini yerine getiremiyorsunuz. Açıkça hepinize soruyorum; neden bir söze ağırlık veremiyorsunuz? Neden sözünüze karşı bu kadar ikiyüzlü davranıyorsunuz? Tabii bu durumunuz kötü niyetinizden kaynaklanmıyor. Güçsüzsünüz, ama güçsüzlüğünüzün nedenlerini araştırmıyorsunuz? Kendinizi güçlendirmenin yolları üzerinde neden durmuyorsunuz? Ya kendinizi aşiret usulü partinin içine atıyorsunuz veya bazı yetkilere sığınarak “ya Allah” deyip bütün çirkinliklerinizi ortalığa yayıyorsunuz. Bu durumunuzdan nasıl korkmuyorsunuz? Unutmayın ki, parti içinde tek bir doğruyu bile yaşatamadınız. Partinin çok önemli olan değerleri var. Artık ödümüz de kopuyor; çünkü yanıyorsunuz. Bu kadar değer gitti, artık ne kadar değer gittiğini araştırmaktan korkuyorum. Düşmana ne kadar değer kaptırılmış ve hatalar nedeniyle ne kadar değerli savaşçı şehit düşmüş? Partileşmeye gelememenin sonucu olarak bu kadar değerin harcanmasına neden olunmuş. Benim bunlardan ödüm kopuyor, ama vicdansızlara bakıyorum; kendilerine hesap bile sormuyorlar. Tabii ki bu durumunuza öfke duyuyorum. Çünkü ben halen günlük olarak tırnakla söküp alma savaşını veriyorum. Benim öfkem yerindedir. Değerler savaşımını güçlü vermeyene neden saygı duyacağım? Kendine, emeğine bile saygılı olmayanı ben nasıl saygıyla karşılayacağım? Siz bu biçimiyle kendinizi nasıl kabul edeceksiniz? Gözlerinizin önünde büyük değer kayıpları olmuştur. Bunu inkar edemezsiniz, hatta belki bütün bunlara kendiniz yol açtınız. Suçu sağa-sola yıkarak bunun altından çıkamazsınız. Çok ciddi bir vicdan sorununuz var. Acaba sizi nasıl vicdana getireyim, nasıl hesap verme noktasına getireyim. Siz daha fazlasını yapmak zorundasınız, çünkü devrimci önce kendi vicdanına karşı hesap vermeyi bilmelidir ki, nerede ne yapması ve niçin yapması gerektiği sorularına cevabı ve dürüstlüğü ortaya çıksın.

Bunun benim dayatmamla olması fazla anlamlı değil. Kaldı ki, bunu gözünüzün önünde yapmaya da gerek yoktur. Bu bir insanileşme ve kendinizi gerçekten doğru yola koyma işi oluyor. Bunu yalnız parti istediği için değil, siz istediğiniz için yapmalısınız. Hatta parti göremeyebilir, istemeyebilir, ancak bu sizin için bir vicdan isyanı olmalıdır. Ben öyle yapmıyor muyum? Kimse bana bir şey dayatıyor mu? Oldum olası kimse bana dayatıcı olmadı. Kendim için doğruyu hep ben istedim. Böyle bir tutkunuz, böyle bir isyanınız gelişmelidir. Neden yapamadığınızı, neden koruyamadığınızı, neden geliştiremediğinizi kendinize sormalısınız. Şimdi çoğunuza bakıyorum, bencillikte yarışacak ve değerler üzerinde haksız tasarrufta sınır tanımayacak bir konumunuz var. Çok açık söyleyeyim; ilk çekişmelere, çatışmalara bu nedenle girdim. Bir kişinin hakkı olmayanı almasının, bir kişinin yapması gerekeni yapmamasının oldukça çirkin olduğunu gördüğümde onların karşısında duruşa geçtim. Ve hatırlıyorum, o zaman henüz çocukken karşımdakilerin kötülükte nasıl yarıştıklarını, giderek nasıl çirkinleştiklerini gördüm ve onlardan sakındım. Kendime çeki düzen verdim. Ondan sonra da bu tutumumu bu güne kadar sürdürdüm. Şimdi anlıyorum ki, siz bu eskiler gibisiniz. Benim daha çocukken neden böyle yapıyorlar, neden haksız, neden çirkin, neden samimiyet göstermiyorlar dediklerim oluyorsunuz. Onların büyümüş, mekan değiştirmiş veya farklı zaman ve mekanlarda yaşayan kişilikleri oluyorsunuz. Halbuki, PKK Önderlik gerçeğinde durum bunun tersidir. Şimdi diyeceksiniz ki, “biz çoğuz, Önderlik bize uyar.” Bu tartışmalıdır. sizin çok olmanız, çok katı kemikleşmiş özellikleri ısrarla sürdürmeniz, acaba sizi kurtarmaya yeter mi? Şu anda parti içindeki militanlaşma ve önderlikleşmede savaşım bu iki gerçek arasındadır ve bu savaş gereklidir. Ben kendi huylarımın iyi olduğuna inanıyorum. Bunları abartarak da söylemiyorum. 

Örneğin, öğretmenlerin hepsinden not olarak on almıştım. Yine pratik işlerde de hemen her adımda yüksek not alırdım. Çünkü ortada bir başarı vardı. Şimdi sizin yüksek not almak şurada kalsın, sıfır bile alamayacak davranışlarınıza, sözlerinize, işlerinize, özellikle de PKK gibi kesin dikkat edilmesi gereken bir parti içinde neden geçit verelim? PKK‟nin ortamı en ileri, en güzel, en doğru, en hayati ve yaşamsal değerlerin biriktiği bir alandır. Bu çok açıktır. Bu alanı neden bunun zıddıyla bozacağız? Eğer sizde biraz dürüstlük, samimiyet ve değerlere bağlılık varsa, o zaman değerlerin savaşımını ne kadar yürüttüğünüzü, hatta parti ortamında kendinizi kötü bir biçimde yansıtan bir öğe olmaktan ne kadar çıkardığınızı kendinize sorun. Bu soruları kendinize sormadan bizden anlayış beklemek beyhudedir. Şimdi diyeceksiniz ki, “biz yine ciddiye almayız; kemikleşmiş tipleriz, mayamız böyle yoğrulmuş.” Bu tutumlarınızla bize çok zarar veriyorsunuz. Fakat benim de bir savaşımım vardır ve henüz bitmemiştir. Önderlik savaşı sizin karşınızda henüz boyun eğmemiştir. Önderlik müthiş bir savaşı sürdürüyor. İlk katılımcılarımız vardı; Haki, Kemal, Hayri... O zamanlar biz PKK ölçüleri, PKK savaş olanakları üzerinde fazla durmamıştık, ama onların pek fazla kusur işlediklerini hatırlamıyorum. Tabii PKK içinde binlerce böyle değer var. Örnek olsun diye belirtiyorum. Böyle kusursuz değerlerimiz var. Onlar büyük zafer kazanmadılar, ama parti için yaşamayı bildiler. Aslında bu da en büyük değer oluyor. Parti için yaşayabilmek benim için yeterlidir. 

Ama şimdi bakıyoruz, sözümona binlerce PKK‟li var; ancak partiye rağmen parti sayesinde partinin tersini yaşıyor, yaşatıyorlar. Şimdi biz bunu çözeceğiz. Kimdir bunlar? Neden bile bile partiye rağmen, hatta partiye kaybettirmeyi de dayatarak gözü kara yaşıyorlar? Neden biz bunlara göz yumduk? Neden biz bunları böyle fazladan içimize aldık? Hiç olmazsa bazı değerlere saygınız varsa, bunun hesabını artık yapmalısınız. PKK içinde başka ne için varsınız? PKK‟nin esasları, PKK üyelik özellikleri başka ne anlama gelir? Eğer bunu yapamayacaksanız –ki yapamadınız, çünkü hepiniz parti ölçülerini nasıl aşındırdığınızı yazıp duruyorsunuz- soruyorum; parti ölçülerini neden bu kadar aşındırdınız? Sizde hiç vicdan yok mu? Temel değerlere bağlılık yok mu? Erken iktidar hastalığı, bir takım zorluklar parti değerlerine sahip çıkmaya engel midir? Tam tersine, zorluklar çoğaldığında, olanaklar çoğaldığında parti ölçülerini daha fazla esas almak gerekmiyor mu? İşte burada sizde neden vicdan muhasebesi yok diye sormak gerekir. Bu değerler ucuz değerler midir? Bu kadar şehit var, örneğin hangisini ele almak istiyorsam; acaba yaptıklarım bu şahadetleri karşılıyor mu, onlara karşı görevlerimizi yerine getiriyor muyuz diyorum. Şimdi şehitlerimiz on binleri aşıyor, ancak siz bir tanesini bile kendinize hiç sorun yapmıyorsunuz. O zaman sizin PKK‟liliğiniz nerede kaldı? Bunun yerine bize neleri dayatıyorsunuz; daha fazla yetki, daha fazla değerlerle oynamak, daha fazla değerlerin çarçur edilmesine göz yummak, daha fazla hesap sormamak; daha fazla kariyerizm, bürokratizm veya ağalık benzeri her türlü parti dışı ölçülerle kendi kendini kandırmak veya bol bol şikayet etmek, görevlerini görmemek, hesap soramamak, tam tersine olumsuzlukları derinleştirmek, olumsuzluklara göz yumarak sorumluluk duymamak, uzlaşmak, boyun eğmek veya bastırmak. Tabii bu yaptıklarınız karşısında “hani bu kadar yüce değerler vardı” diye sormazlar mı? Parti ölçülerini basite almanızın aslında kendinize yapabileceğiniz en büyük kötülük olduğu ortaya çıkmıştır.

Zorlukların olması, savaşın şiddetlenmesi parti ölçülerinden uzak durmayı, onları aşındırmayı gerektirmez; aksine daha fazla o ölçüleri egemen kılmayı gerektirir. Ölçülerin büyük savaşımı, zorluklar çoğaldığında, hatta iktidar sürecine girildiğinde daha güçlü esas alınır. Parti dışılık, partide aşınma kesinlikle dolaylı veya direkt düşmana hizmettir. “Parti ölçülerini aşındırdım, aşınmasına göz yumdum, ölçüler bütün gerillada yerle bir edildi” şeklindeki sözleri neden rahatlıkla kullanıyorsunuz? Böyle yaparsanız o zaman kendinize saygınız kalır mı? Saygı şudur; bu kadar şehit var, bu kadar acımız var, bu kadar halkımızın talepleri var, bu kadar doğru fikirlerimiz var, siyasi çizgimiz var; aşınma derken, bütün bunları kaybetmiş, bütün bunları bir çırpıda yere sermiş olmuyor musunuz? “Boyun eğdim, uzlaştım” dediğinizde, yine bütün bu değerlere en büyük kötülüğü yapmış olmuyor musunuz? O zaman sen kimsin? Senin yiğitçe verdiğin sözün nerede kaldı? Hani her koşul altında partiye bağlı olacaktın, verdiğin bu sözün karşılığı nerede kaldı? Yine en büyük savunma silahınız ya “bireycilik yaptım, bastırdım” ya da “üstümle uzlaştım” demektir. Hani sözünüz parti sözü olacaktı. Verdiğiniz sözün içinde boyun eğme, boyun eğdirme var mıydı? Bütün bunları nereden icat ediyorsunuz, neden kendinizi böyle kandırıyorsunuz? Orada suskunluğunuz var, halbuki parti militanlığı suskun mudur? Gözlerinizin önünde bu kadar değer çarçur edildiğinde, kendinize bazı sorular sormayacak mısınız? Sizin hiç vicdanınız yok mu? Ben halen PKK için bazı değerleri yaratmayı görev biliyorum. Günlük olarak bazı işleri yapmak istiyorum, ancak bu işleri yaptığım zaman biraz ekmeği hakkettim diyorum. Şimdi siz hazır olanı bile elden kaçırıyorsunuz.

Örneğin o cephelerde, o dağlarda destan yazacak durumumuz olmasına rağmen; ne kadar silah, ne kadar değerli savaşçı varsa hepsini bir hiç uğruna düşmana kaptırmışsınız. Vicdan bunun neresinde? Saygınlık, olgun kişi olma bunun neresinde? Tam tersine, bir de bana dayanarak kendini biraz daha gözü kara dayat; yetkiye dayan, kolay kolay sözümona komutanlığı bırakmayarak kendini daha etkili-yetkili bir kişi haline getir! Bu partide hiç böyle yaşanılır mı? Ama şu anda en çok yaşayanlar da öyleleridir. Bu nokta da “biz adam olamayız” diyorsunuz. Zaten dilinizden en çok dökülen söz de budur. Layık olamadığınızı söylüyorsunuz, peki siz neye layıksınız, buna layık olmayanların parti içinde ne işi var? En eski arkadaşlarımıza bakıyorum; “değerlere layık olamadık, hakkını veremedik” diyorlar. Peki sigaradan neden vazgeçmiyorsun, bu bir ikiyüzlülük değil mi? En kutsal değerleri görmezlikten gelecek, ama bir sigaraya kırk takla atacaksınız. Bu en olumsuz kişilik özelliği demektir. “Körce kendimi dayattım, intiharvari yaklaştım” diyorsunuz. Bu daha da büyük bir kötülüktür. Değerlere katılım böyle olmaz. İşte bu sorulara böyle cevap verdiniz mi, gerçek bir PKK kişiliği ortaya çıkar ve bu da güzel bir şeydir. Bu kişilik kolay kolay yenilmez. Şahadetinde bile başarı vardır. Siz bunu bilerek ya da bilmeyerek, bizzat veya başkasına alet olarak aşındırdınız. Bu da kendinize yaptığınız en büyük kötülük oluyor. Artık bir partili gibi yaşamayı  kararlaştırmalısınız. Ben sizden bazı temel parti ölçülerine bağlı kalmanızdan başka bir şey istemiyorum. Şimdiye kadar yaptığınız gibi, parti ölçülerini çeşitli nedenlerle aşındırdığınızı söyleyeceğinize, bana en büyük kötülüğü yapın, ona razıyım. Fakat partiyi aşındırmanızı kabul edemem. Hepiniz “parti ölçüleri aşındı, parti bütünüyle aşındı” diyorsunuz. Ben de size söylüyorum ki bu, bize yapılabilecek en büyük kötülüktür. Her şey elinizden gitsin, ama partinin ölçüleri, değerleri elinizden gitmesin.

En büyük değerleri rahatlıkla göz ardı ediyorsunuz, ama basit bir keyfi tutumu, küçük bir iddianızı ise ölümüne bize dayatıyorsunuz. Bu durumunuz çok tuhafıma gidiyor. İddia, inat ve yaramazlık; işte çirkinliğin egemenliği. Bunlar benim daha çocukken karşılaştığım yaramazlıklardır. Bu bir hiçliktir, orada toplumsallık, ulusallık adına bir şey yoktur. Düşman yüzyıllardan beri bastırmış, beyinsizleştirmiş, güdükleştirmiş, bir hiç olarak bırakmış. Sizin gerçekliğiniz budur. Bunu neden görmeyeceksiniz? Sizde bir kutsal vatan duygusu bile yok, değerli bazı insanlarla ilişki kurma gereği duymuyorsunuz. Herkes birbirinin gözünü çıkarsın, kim kimi kandırdıysa kandırsın, kim kimin aleyhine ne yaptıysa yapsın biçiminde bir yaklaşımınız var; eskide ısrar, eski toplumsal değerlerde ısrar bundan başka bir anlama gelmez. Bu tutumlar hoşunuza gidiyor, ama unutmayın ki, siz bu davranışlarınızla düşman karşısında bir hiçsiniz. Kendi vatanınız karşısında, varsa yüce bellediğiniz bazı değerler karşısında bir hiçsiziniz. Doğru-dürüst iki kelimeyi bir araya getiremiyorsunuz, yüce bir duygunuz bile yok. Bu tutumlarınızı kabul edebilir miyim. Anamla, kardeşimle ilk savaşı bunun için verdiğimi defalarca vurguladım. Bu konuda bir Önderlik gerçeğinin var olduğunu anlayacaksınız. Genelde insanlar ailelerine değer verir, ama ben onlardan daha on-on beş yaşımdayken koptum. Hoşuma gitmediği için ilgi bile duymadım. Niye sizin geriliklerinize, çirkinliklerinize bu kadar boyun eğeceğim? Kimsiniz, nesiniz? “Tüm bunlar sınıf savaşıdır” diyeceksiniz. Sınıf savaşının parti içinde verilişi, partiye karşı olamaz. Sınıf savaşımını düşmana karşı, kendi çirkinliklerinize karşı verin. Bu güç sizde yoksa, o zaman diyorum ki, vicdan muhasebesini doğru yapın ve kendinizi eğitin. Eğitime gelememek, “istenildiği kadar benim üzerimde emek harcansın, ben adam olmam” demektir. Ben de, siz böyle yaklaşmakla suç işliyorsunuz, ancak çok yaşamak da istiyorsunuz, fakat bunu ağır cezalandırmak gerekecek diyorum. 

Bir taraftan bir halkın yüce ve geliştirilmesi gereken özgür yaşamı söz konusu; bir de sizlerin ezilip büzülerek, kendinizi kandırarak yaşamak istediğiniz sözümona bir yaşam var. Peki bunların hangisi doğru? Bunlardan hangisini yok etmek, hangisine yol açmak gerekir? Bundan şiddetle çıkarılması gereken sonuçlar var. Eğer ıslah olmazsanız, bu ağır cezalandırma aslında hepiniz için uygulanır. Bu biçimde yaşamın yolu başka türlü açılmaz. Oysa sizin bundan haberiniz bile yok. Hemen hemen her gün konuşulanları beynim isyanla karşılıyor, yani hassasiyetlerime göre hepsi yanlış. Yaptığınız işler işin yoluna yordamına göre değil, ama siz kendinizi kaybetmiş gidiyorsunuz. Bana dayanarak yaşamak istiyorsunuz, ama bu tarzınızla bana dayanarak yaşayamazsınız. Şu anda böyle bir çekişme var. Hangi birime el atıyor, hangi kişiyle ilgilenmek istiyorsam bir savaş var. Ben bunu doğal da karşılıyorum, isyan da etmiyorum, ama savaşın neresinde yer almamız gerektiğini doğru bilelim. Ne kadar bize karşı, ne kadar bizimle birliktesiniz; bizimle birlikte düşmana karşı ne kadar savaşmak istediğinizi açıklığa kavuşturun. Ben haksızsam savaşımınızın şiddeti bana karşı olsun, ama haklıysam savaşımınız benimle birlikte haksıza karşı olsun. Savaşmayan kişi koyun gibidir. Ben savaşmayan kişiyi ne yapacağım? Çoğunuzun durumu da budur. Evi yanıp yıkılıyor, tehlike burnuna gelmiş dayanmış ancak farkında değil, buna karşı savaş verme gereğini bile duymuyor. İşte parti içi savaş bundan dolayı çok önemlidir.

HALKLAR ÖNDERİ ABDULLAH ÖCALAN
 

YORUM GÖNDER

ZİYARETÇİ YORUMLARI

BENZER KONULAR

15 AĞUSTOS ATILIMI BİR KEZ DAHA DOĞRULANMIŞ VE ZAFERE OLAN İNANCI SARSILMAZ KILMIŞTIR!

ÖLÜMSÜZLÜK,BİRAZ DA KAHRAMANCA DİRENİŞTEN GEÇER

ÖNDERLİĞİN 29 HAZİRAN 1999 İDAM KARARI

ÖNDERLİK SAVUNMALARINDA KUANTUM  

AŞK ÖZGÜRLÜĞÜ ARAYIŞTIR

PKK'YE DAYATILAN TASFİYECİLİK VE TASFİYECİLİĞİN TASFİYESİ

HALKIMIZI TASFİYE ETME TARİHİNE PKK'DE VERDİĞİMİZ  CEVAP  

MEŞRU SAVUNMA BİLİNCİ

HALKIMIZI TASFİYE ETME TARİHİNE PKK'DE VERDİĞİMİZ CEVAP

HALKIMIZI TASFİYE ETME TARİHİNE PKK'DE VERDİĞİMİZ  CEVAP  

ÖZGÜRLÜK PROBLEMİ (1. BÖLÜM)

ÖZGÜRLÜK PROBLEMİ (2. BÖLÜM)

TOPLUMSAL ADALETİN HUKUKLA OLAN İLİŞKİSİ

EMEK VE TOPLUM (1.BÖLÜM)

EMEK VE TOPLUM (2.BÖLÜM)

ETİK-ESTETİK ÜZERİNE 1.BÖLÜM

ETİK-ESTETİK ÜZERİNE (2. BÖLÜM)

LI SER RÊBAZ Û REJÎMA HEQÎQETÊ NAVEROK (BEŞA 1 E MİN)

LI SER RÊBAZ Û REJÎMA HEQÎQETÊ NAVEROK (BEŞA 2 E MİN)

LI SER RÊBAZ Û REJÎMA HEQÎQETÊ NAVEROK (BEŞA 3 E MİN)

LI SER RÊBAZ Û REJÎMA HEQÎQETÊ NAVEROK (BEŞA 4 E MİN)

LI SER RÊBAZ Û REJÎMA HEQÎQETÊ NAVEROK (BEŞA 5 E MİN)

LI SER RÊBAZ Û REJÎMA HEQÎQETÊ NAVEROK (BEŞA 6 E MİN)

LI SER RÊBAZ Û REJÎMA HEQÎQETÊ NAVEROK (BEŞA 7 E MİN)

LI SER RÊBAZ Û REJÎMA HEQÎQETÊ NAVEROK (BEŞA 8 E MİN)

LI SER RÊBAZ Û REJÎMA HEQÎQETÊ NAVEROK (BEŞA 9 E MİN)

LI SER RÊBAZ Û REJÎMA HEQÎQETÊ NAVEROK (BEŞA 10 E MİN)

KOMPLO ORTAMININ OLUŞUMUNA DAİR-I

İMRALI ADASINDA CEZAEVİ YAŞAMIMA DAİR

KOMPLO ORTAMININ OLUŞUMUNA DAİR-II

DEVRİMCİ HALK SAVAŞINA KARŞI NATO’NUN GLADİO SAVAŞLARI

‘YA ÖZGÜR YAŞAM YA SOYKIRIM!’-1-

ÖZGÜRLÜK ÇOCUKLUKTA BAŞLAR

‘YA ÖZGÜR YAŞAM YA SOYKIRIM!’-2-

DEMOKRASİNİN ÖNCÜLÜĞÜNÜ HALKIMIZ YAPACAKTIR 

GÜZELLİĞİN İÇERİĞİNDE TOPLUMSALLIK VARDIR, KOLEKTİVİZM VARDIR

UCUZ YAŞAM YOKTUR, UCUZ YAŞAM ÖLÜMDÜR

YAŞANAN PATLAMA OLAYI TARİHLE EN ŞİDDETLİ HESAPLAŞMADIR

ZEMİNİMİZ SON DERECE DEVRİMCİDİR

NASIL YAŞAMALI?

RUHUMU SATMAMAM ÖZ SAVUNMAMDIR

DEMOKRATİK ANAYASAL ÇÖZÜM GELİŞMEZSE HALKIN DİRENME HAKKI VARDIR!

DEMOKRATİK ULUS ÇÖZÜMÜNÜN ARAYIŞÇISI OLMAK

KÜRT HALKININ ÖZGÜRLÜK İRADESİ BENİ UMUTLANDIRIYOR

PKK BİR ÖZGÜRLÜK HAREKETİDİR

KARARLIYIZ KESİN KAZANACAĞIZ

DEVRİM BÜYÜK BİR GÖNÜLLÜLÜK OLAYIDIR

ÖZGÜRLÜĞE GÖZÜNÜ DİKMEYEN ÖZGÜR OLAMAZ

PKK EVRENSEL BİR HAREKETTİR

PKK, MEZHEPLER MOZAİĞİDİR

ÖZGÜRLÜK OLMADAN ETİK VE ESTETİK OLMAZ

KADIN KURTULMADAN

DEMOKRATİK ULUS KÜLTÜRÜ

CHE GERİLLA TARZININ BÜYÜK TUTKUSUDUR

SOSYALİZM CİNSLER ARASI UÇURUMUN VE EŞİTSİZLİĞİN YIKILMASIDIR

PKK, BÜYÜK YAŞAYANLARIN PARTİSİDİR

GÖÇ, GÖÇ...

DEVRİM, KENDİ İÇİNİ NETLEŞTİRME HAREKETİDİR (1. BÖLÜM)

DEVRİM, KENDİ İÇİNİ NETLEŞTİRME HAREKETİDİR (2. BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK  (1. BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (2.BÖLÜM)

KÜRT AŞKI

TOPLUMUN ÖZGÜRLEŞMESİ

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (3.BÖLÜM)

SINIRSIZLIK VEYA MEZOPOTAMYALI OLMAK

ALEVİLİK KARDEŞLİĞİN ÖZÜDÜR

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (4.BÖLÜM)

ORTADOĞU'DA DEMOKRATİK MODERNİTE ÇÖZÜMÜ

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (5.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (6.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (7.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (8.BÖLÜM)

ÖNDERLİK GERÇEĞİ VE PKK DENEYİMİ

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (9.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (10.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (11.BÖLÜM)

BİZİM ÖYKÜMÜZ BİR HALKIN DİRİLİŞ ÖYKÜSÜDÜR

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (12.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (13.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (14.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (15.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (16.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (17.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (18.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (19.BÖLÜM)

KÜRT HALKININ EN BÜYÜK SİLAHI PKK’DİR

PARTİLEŞME HALK TARİHİMİZİN VE İNSANLIĞIN EN ANLAMLI İFADESİDİR

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (20.BÖLÜM)

ORTADOĞU TOPLUMUNUN İKİNCİ BİR KADIN DEVRİMİNE İHTİYACI VARDIR

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (21.BÖLÜM)

PARTİLEŞME; YÜCE HALK TARİHİMİZİN KUTSAL YÜRÜYÜŞÜDÜR

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (22.BÖLÜM)

PARTİMİZİN ÇIKIŞ TARZINA UYGUN YETİŞMEK PARTİ ŞEHİTLERİNE SAHİP ÇIKMAKTIR

PKK EN ZORU BAŞARAN HAREKETTİR

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (23.BÖLÜM)

PKK ŞEHİTLERİN ANISINI YAŞATMA HAREKETİDİR

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (24.BÖLÜM)

PKK; KÜRDİSTAN HALKININ GERÇEK OKULUDUR, TOPLUMSAL BİLİNCİNİ KAZANDIĞI, SAVAŞMASINI ÖĞRENDİĞİ BİR OKULDUR

BAŞARI YOLUNA GİREN PARTİ MİLİTANLIĞI KESİN ZAFERİ KAZANIR

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (25 .BÖLÜM)

PKK TARİHİ ÖNDERLİK TARİHİDİR

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (26.BÖLÜM)

PKK TARİHİ YENİLMEZLİK TARİHİDİR

KÜRDİSTAN ROMANI

PKK TARİHİNİ İYİ BİLMEYENLER PKK KİŞİLİĞİNİ DOĞRU TEMSİL EDEMEZLER

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK(27.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK(28.BÖLÜM)

PKK VE KÜRT HALKI ARTIK TASFİYE EDİLEMEZ

PKK, BİR İNSANLIK SAVAŞIMININ ÖZNESİ DURUMUNDADIR

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK(29.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK(30.BÖLÜM)

PKK’LİLEŞME HİÇ ŞÜPHESİZ SOSYALLEŞMEDİR

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK(31.BÖLÜM)

PKK HAREKETİ TARİHİ OLARAK BİR YARGILAMA HAREKETİDİR(1.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (32.BÖLÜM)

PKK HAREKETİ TARİHİ OLARAK BİR YARGILAMA HAREKETİDİR (2.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK(33.BÖLÜM)

PKK'DE YAŞAMIN TEK ŞARTI DÜŞMANIYLA BOY ÖLÇÜŞTÜRMEDİR

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (34.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (35.BÖLÜM)

PKK'LİLİK EN SOYLU DÜŞÜNCE VE DAVRANIŞ DEMEKTİR

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (36.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK(37.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK(38.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK(39.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK(40.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK(41.BÖLÜM)

PKK'NİN ŞARTLARI , YAŞAMIN ŞARTLARIDIR

APOCU MİLİTAN KİŞİLK (42.BÖLÜM)

BU SAVAŞ HALK SAVAŞIDIR

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (43.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (44.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (45.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (46.BÖLÜM)

PKK'LİLİK GERÇEKÇİ OLMADIR

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (47.BÖLÜM)

''1990’LARDAN SONRAKİ DEVRİMCİ HALK SAVAŞI, KÜRDİSTAN POLİTİKALARINI BOŞA ÇIKARMIŞTI''

''ADIM ABDULLAH''

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (48.BÖLÜM)

ORTADOĞU'DA DEMOKRATİK MODERNİTE ÇÖZÜMÜ

SAVAŞ VE SANAT

PKK’NİN SORUNLARA GETİRDİĞİ YENİ ÇÖZÜM MODELİ

HALKLAR ÖNDERİ ABDULLAH ÖCALAN İMRALI'YI ANLATIYOR (1.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (49.BÖLÜM)

HALKLAR ÖNDERİ ABDULLAH ÖCALAN İMRALI'YI ANLATIYOR (2.BÖLÜM)

KÜRDİSTAN'IN VARLIĞI VE ÖZGÜRLÜĞÜ ÖZ SAVUNMASIZ OLAMAZ

YENİ DÖNEMDE PKK’NİN KİMLİĞİ VE ANLAMI

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (50.BÖLÜM)

HALKLAR ÖNDERİ ABDULLAH ÖCALAN İMRALI'YI ANLATIYOR (3.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (51.BÖLÜM)

HALKLAR ÖNDERİ ABDULLAH ÖCALAN İMRALI'YI ANLATIYOR (4.BÖLÜM)

PKK BİR İNSANLIK SAVAŞIMININ ÖZNESİ DURUMUNDADIR

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (52.BÖLÜM)

HALKLAR ÖNDERİ ABDULLAH ÖCALAN İMRALI'YI ANLATIYOR (5.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (53.BÖLÜM)

HALKLAR ÖNDERİ ABDULLAH ÖCALAN İMRALI'YI ANLATIYOR (6.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (54.BÖLÜM)

HALKLAR ÖNDERİ ABDULLAH ÖCALAN İMRALI'YI ANLATIYOR (7.BÖLÜM)

PKK'NİN TARİHE AĞIRLIĞINI NASIL KOYDUĞUNU VE HALKININ KURTULUŞ SEVİNCİNİ BU GÜNLERDE NASIL YÜKSEKLERE ÇIKARDIĞINI İSPATLAR

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (55.BÖLÜM)

HALKLAR ÖNDERİ ABDULLAH ÖCALAN İMRALI'YI ANLATIYOR (8.BÖLÜM)

PKK’DEKİ DÖNÜŞÜMÜN ÖZÜ

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (56.BÖLÜM)

BİR KİŞİNİN GÜCÜNÜ BELİRLEYEN YAŞAM FELSEFESİDİR

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (57.BÖLÜM)

HALKLAR TARİHİNE BÜYÜK KATKIMIZ OLDU (1.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (58.BÖLÜM)

HALKLAR TARİHİNE BÜYÜK KATKIMIZ OLDU (2.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK (59.BÖLÜM)

HALKLAR TARİHİNE BÜYÜK KATKIMIZ OLDU (3.BÖLÜM)

ÖNDERLİK GERÇEĞİ, BAŞARIYA KİLİTLENMEKTİR

MEŞRU SAVUNMA PERPEKTİFLERİ (1.BÖLÜM)

SANATIN DEVRİMCİ İŞLEVİ

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (1. BÖLÜM)

MEŞRU SAVUNMA PERSPEKTİFLERİ (2.BÖLÜM)

SANAT, EDEBİYAT VE RUH

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (2. BÖLÜM)

MEŞRU SAVUNMA PERSPEKTİFLERİ (3.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (3. BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (4. BÖLÜM)

İLKEL MİLLİYETCİ VE OPORTÜNİST YAKLAŞIMLAR, BİRLİK DEĞİL ÇATIŞMA DOĞURUR

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (5. BÖLÜM)

BİR HALKIN MÜSLÜMANLIĞINA SAHİP ÇIKMASI

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (6. BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (7. BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (8. BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (9. BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (10. BÖLÜM)

HALK TARİHİNE BÜYÜK KATKIMIZ OLDU (4.BÖLÜM)

14 TEMMUZ DİRENİŞİ PKK'NİN EN BÜYÜK  GEREKÇESİDİR

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (11.BÖLÜM)

FELSEFE’NİN KISACA TANIMI

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (12.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (13.BÖLÜM)

HALK TARİHİNE BÜYÜK KATKIMIZ OLDU (5.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (14.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (15.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (16.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (17.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (18.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (19.BÖLÜM)

PKK'YE KARŞI GLADİO SAVAŞLARI

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (20.BÖLÜM)

TASFİYE PLANI ‘DEMOKRATİK AÇILIM’ ADI ALTINDA PİYASAYA SUNULDU

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (21.BÖLÜM)

PKK’NİN ASIL BUNDAN SONRA ROLÜNÜ BAŞARIYLA OYNAMASI GEREKİR

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (22.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (23.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (24.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (25.BÖLÜM)

TARİHİ HESAPLAŞMA GÜNLERİNDEYİZ

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (26.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (27.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (28.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (29.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (30.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (31.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (32.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (33.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (34.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (35.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (36.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (37.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (38.BÖLÜM)

KÜRDİSTAN KÜLTÜRÜ ÜZERİNDE ZORAKİ ASİMİLASYON POLİTİKALARI

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (39.BÖLÜM)

KÜRTLERİN KÜLTÜREL SOYKIRIMI

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (40.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (41.BÖLÜM)

KADIN VE TOPLUMSAL DEVRİM (1.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (42.BÖLÜM)

KADIN VE TOPLUMSAL DEVRİM -2

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (43.BÖLÜM)

KÜRDİSTANİ VE EVRENSEL

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (44.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (45.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (46.BÖLÜM)

1985 YILINDA ALMANYA MERKEZLİ NATO GLADİOSU PKK'YE KARŞI HAREKETE GEÇİRİLDİ

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (47.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (48.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (49.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (50.BÖLÜM)

YAŞAMAK ÖLMEKTEN DAHA ZORDUR VE BEN ZOR OLANI TERCİH ETTİM

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (51.BÖLÜM)

KOMPLO ÇEMBERİNDEKİ BİR HALKIN ÖZGÜRLÜK SAVAŞÇISI OLMAK (1.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (52.BÖLÜM)

KOMPLO ÇEMBERİNDEKİ BİR HALKIN ÖZGÜRLÜK SAVAŞÇISI OLMAK (2.BÖLÜM)

YÜCELTECEK TUTUMLARA, KARARLARA ULAŞMAK

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (53.BÖLÜM)

KOMPLO ÇEMBERİNDEKİ BİR HALKIN ÖZGÜRLÜK SAVAŞÇISI OLMAK (3.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (54.BÖLÜM)

KOMPLO ÇEMBERİNDEKİ BİR HALKIN ÖZGÜRLÜK SAVAŞÇISI OLMAK (4.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (55.BÖLÜM)

KOMPLO ÇEMBERİNDEKİ BİR HALKIN ÖZGÜRLÜK SAVAŞÇISI OLMAK (5.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (56.BÖLÜM)

KOMPLO ÇEMBERİNDEKİ BİR HALKIN ÖZGÜRLÜK SAVAŞÇISI OLMAK (6.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (57.BÖLÜM)

KOMPLO ÇEMBERİNDEKİ BİR HALKIN ÖZGÜRLÜK SAVAŞÇISI OLMAK (7.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (58.BÖLÜM)

BERİTAN ÇİZGİSİNİ TAKİP EDİN!

KOMPLO ÇEMBERİNDEKİ BİR HALKIN ÖZGÜRLÜK SAVAŞÇISI OLMAK (8.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (59.BÖLÜM)

KOMPLO ÇEMBERİNDEKİ BİR HALKIN ÖZGÜRLÜK SAVAŞÇISI OLMAK (9.BÖLÜM)

APOCU MİLİTAN KİŞİLİK CİLT II (60.BÖLÜM-SON)

KOMPLO ÇEMBERİNDEKİ BİR HALKIN ÖZGÜRLÜK SAVAŞÇISI OLMAK (10.BÖLÜM)

15 ŞUBAT KOPLOSU 21. YÜZYILIN EN BÜYÜK KOPLOSUDUR

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (ÖNSÖZ-1)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (ÖNSÖZ-2)

YÜCELTECEK TUTUMLARA KARARLARA ULAŞMAK (2.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (ÖNSÖZ-3)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (ÖNSÖZ-4)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (1.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (2.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (3.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (4.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (5.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (6.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (7.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (8.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (9.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (10.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (11.BÖLÜM)

ORTADOĞU'DA TEKNOLOJİK DEVRİM VE EKOLOJİK-TOPLUM

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (12.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (13.BÖLÜM)

GERÇEĞİN DİLİ OLARAK EDEBİYAT(1.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (14.BÖLÜM)

GERÇEĞİN DİLİ OLARAK EDEBİYAT(2.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (15.BÖLÜM)

GERÇEĞİN, ADALETİN VE SEVGİNİN ARAYİŞÇİLARİNA

GERÇEĞİN DİLİ OLARAK EDEBİYAT(3.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (16.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (17.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (18.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (19.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (20.BÖLÜM)

KADIN GERÇEKLİĞİ (1.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (21.BÖLÜM)

KADIN GERÇEKLİĞİ (2.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (22.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (23.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (24.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (25.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (26.BÖLÜM)

MAZLUM YOLDAŞIN ANISI YOLUMUZU AYDINLATAN SÜREKLİ BİR MEŞALEDİR!

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (27.BÖLÜM)

BAHARA YAŞAM GÜCÜ KADAR GÜÇLÜ VE CANLI KARŞILIK VERELİM!

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (28.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (29.BÖLÜM)

MAZLUM DİRENİŞCİLİĞİ PARTİNİN BÜYÜK RUHUDUR

HALKIMIZIN NEWROZ İSYANLARI ULUSAL KİMLİĞE, ÖZGÜRLÜĞE DÖNÜŞ HAMLESİNDE ZAFERİN KANITIDIR

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (30.BÖLÜM)

HER NEWROZ SÜREKLİLEŞEN BİR YENİLENMEDİR

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA (31.BÖLÜM)

PKK BİR NEWROZ PARTİSİDİR (1.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (32.BÖLÜM)

PKK BİR NEWROZ PARTİSİDİR (2.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (33.BÖLÜM)

NEWROZ ZAFERİ KESİNLEŞTİRMEK! (1.BÖLÜM)

PKK BİR NEWROZ PARTİSİDİR (3.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (34.BÖLÜM)

NEWROZ ZAFERİ KESİNLEŞTİRMEK! (2.BÖLÜM)

HALKIMIZIN NEWROZ İSYANLARI (1.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (35.BÖLÜM)

DİRENİŞ ŞEHİTLERİMİZ GELİŞMENİN GERÇEK SAHİBİDİR (1.BÖLÜM)

HALKIMIZIN NEWROZ İSYANLARI (2.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (36.BÖLÜM)

DİRENİŞ ŞEHİTLERİMİZ GELİŞMENİN GERÇEK SAHİBİDİR (2.BÖLÜM)

HALKIMIZIN NEWROZ İSYANLARI (3.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (37.BÖLÜM)

DİRENİŞ ŞEHİTLERİMİZ GELİŞMENİN GERÇEK SAHİBİDİR (3.BÖLÜM)

HALKIMIZIN NEWROZ İSYANLARI (4.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (38.BÖLÜM)

DİRENİŞ ŞEHİTLERİMİZ GELİŞMENİN GERÇEK SAHİBİDİR (4.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (39.BÖLÜM)

AGİT'İ ANMAK, O'NU ANLAMAKTIR!

DİRENİŞ ŞEHİTLERİMİZ GELİŞMENİN GERÇEK SAHİBİDİR (5.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA (40.BÖLÜM)

AGİT YOLDAŞ, PKK'DE ŞEKİLLENDİRİLMEK İSTENİLEN MİLİTAN KİŞİLİKTİR

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA (41.BÖLÜM)

AGİT YOLDAŞI ÇÖZÜMLEMEK ARGK’Yİ ÇÖZÜMLEMEK DEMEKTİR (1.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA (42.BÖLÜM)

HALK SAVAŞI ÖZGÜRLÜK SAVAŞIDIR, KAHRAMANLAR SAVAŞIDIR (1.BÖLÜM)

KAHRAMANLIK DÖNEMİ ŞEHİTLERİNE BAĞLILIK, SAVAŞAN HALK KAHRAMANLIĞI GERÇEKLİĞİNE ULAŞMAKLA MÜMKÜNDÜR

AGİT YOLDAŞI ÇÖZÜMLEMEK ARGK’Yİ ÇÖZÜMLEMEK DEMEKTİR (2.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA (43.BÖLÜM)

KIZILDERE ŞEHİTLERİNE BAĞLILIĞIMIZI TÜRKİYE DEVRİMİ’NE YENİDEN SARILARAK GÖSTERELİM (1.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (44.BÖLÜM)

KIZILDERE ŞEHİTLERİNE BAĞLILIĞIMIZI TÜRKİYE DEVRİMİ’NE YENİDEN SARILARAK GÖSTERELİM (2.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (45.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (46.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (47.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (48.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (49.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (50.BÖLÜM)

İMRALI NOTLARINDAN GENÇLİĞE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (51.BÖLÜM)

SAVAŞLA YAŞAM HAKKI KAZANILMIŞTIR

HAKİKAT ALGISIYLA BÜYÜYEN YAŞAM, EN ZOR ACILARI BİLE MUTLULUĞA DÖNÜŞTÜREBİLİR(1.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (52.BÖLÜM)

HAKİKAT ALGISIYLA BÜYÜYEN YAŞAM, EN ZOR ACILARI BİLE MUTLULUĞA DÖNÜŞTÜREBİLİR(2.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (53.BÖLÜM)

HAKİKAT ALGISIYLA BÜYÜYEN YAŞAM, EN ZOR ACILARI BİLE MUTLULUĞA DÖNÜŞTÜREBİLİR(3.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (54.BÖLÜM)

HAKİKAT ALGISIYLA BÜYÜYEN YAŞAM, EN ZOR ACILARI BİLE MUTLULUĞA DÖNÜŞTÜREBİLİR(4.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (55.BÖLÜM)

HAKİKAT ALGISIYLA BÜYÜYEN YAŞAM, EN ZOR ACILARI BİLE MUTLULUĞA DÖNÜŞTÜREBİLİR(5.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (56.BÖLÜM)

HAKİKAT ALGISIYLA BÜYÜYEN YAŞAM, EN ZOR ACILARI BİLE MUTLULUĞA DÖNÜŞTÜREBİLİR(6.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (57.BÖLÜM)

HAKİKAT ALGISIYLA BÜYÜYEN YAŞAM, EN ZOR ACILARI BİLE MUTLULUĞA DÖNÜŞTÜREBİLİR(7.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA CİLT-I (58.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA I.CİLT (59.BOLUM)

BEN ÖZGÜRLÜĞÜN KOMUTANIYIM

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA I.CİLT (60.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA I CİLT (61.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA I CİLT (62.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA I CİLT (63.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA I CİLT (64.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA I CİLT (65.BÖLÜM)

HEDEF ÜLKE VE ÖZGÜRLÜK SAHİBİ OLMAKTIR

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA I CİLT (66.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA I CİLT (67.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA I CİLT (68.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA I CİLT (69.BÖLÜM)

KOMPLE DEVRİMCİLİK KOMPLE KİŞİLİK İSTER

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA I CİLT (70.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA I CİLT (71.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA I CİLT (72.BÖLÜM)

KÜRDİSTAN PKK'NİN DAMGASINI TAŞIMAKTADIR

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA I CİLT (73.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA I CİLT (74.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA (75.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA I CİLT (76.BÖLÜM)

1 MAYIS, SOSYALİZM VE PKK’DE GELİŞEN EVRENSEL ÇÖZÜM (1.BÖLÜM)

1 MAYIS, SOSYALİZM VE PKK’DE GELİŞEN EVRENSEL ÇÖZÜM (2.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA I CİLT (77.BÖLÜM)

1 MAYIS, SOSYALİZM VE PKK’DE GELİŞEN EVRENSEL ÇÖZÜM (3.BÖLÜM)

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA (78.BÖLÜM)

SAVAŞ BİR KURAL İŞİ, BİR ÖZ İŞİ, İLKE İŞİ, BİR ÖRGÜT İŞİDİR; SAVAŞ DEVRİMCİ YAŞAM İŞİDİR

SÜMER RAHİP DEVLETİNDEN DEMOKRATİK UYGARLIĞA I CİLT (79.BÖLÜM)

SOSYALİZM ÖZGÜRLÜK İNANCI VE BİLİNCİDİR

DERSİM’DE KIŞLA KÜLTÜRÜ ÜZERİNE

PKK ŞEHİTLERİN ANISINI YAŞATMA HAREKETİDİR (1.BÖLÜM)

PKK ŞEHİTLERİN ANISINI YAŞATMA HAREKETİDİR (2.BÖLÜM)

HAKİ KARER YOLDAŞIN ANISINA

HAKİ KARER, HİÇBİR ÇIKAR GÖZETMEKSİZİN DOĞRULARI YÜREĞİ İLE SAVUNUYORDU

PKK BİR İNSANLIK HAREKETİDİR

BU BAŞARI TARZINI HİÇ KİMSE ÖNLEYEMEZ

ZİLAN KADININ DİRİLİŞİDİR

ZİLAN YAŞAM MANİFESTOSUDUR (1.BÖLÜM)

ZİLAN YAŞAM MANİFESTOMUZDUR (2.BÖLÜM)

ZİLAN’I ÇÖZÜMLEDİK, ZİLAN BİR AŞK…

14 TEMMUZ DİRENİŞİ PKK'NİN EN BÜYÜK GEREKÇESİDİR (1.BÖLÜM)

14 TEMMUZ DİRENİŞİ PKK'NİN EN BÜYÜK GEREKÇESİDİR (2.BÖLÜM)

14 TEMMUZ DİRENİŞİ PKK'NİN EN BÜYÜK GEREKÇESİDİR (3.BÖLÜM)

BİZ KAYALIKLARDAN KÖK SALIP YEŞEREN BİR HAREKETİZ (1.BÖLÜM)

BİZ KAYALIKLARDAN KÖK SALIP YEŞEREN BİR HAREKETİZ (2.BÖLÜM)

PKK FELSEFESİ VAR OLANLA YETİNMEMEK, HEP FAZLASINI DÜŞÜNMEK VE BAŞARMAKTIR

BİR HALK DİRENMEYE KARAR VERİRSE, HER TÜRLÜ GERİCİ EMPERYALİST HESAPLARI BOŞA ÇIKARIR

BENİM YAŞAMIM SADECE BİR ULUSUN HİKAYESİ DEĞİL, İNSANIN ÖZGÜRLEŞMESİNE DE EN GERÇEKCİ CEVAPTIR

ÖLÜMSÜZLÜK BİRAZ DA KAHRAMANCA DİRENMEKTEN GEÇER

TÜMÜYLE ŞEHİTLERE VE ZİNDAN DİRENİŞÇİLERİNE SELAMIMIZ; SAĞLAM BİR PRATİKTİR (1.BÖLÜM)

TÜMÜYLE ŞEHİTLERE VE ZİNDAN DİRENİŞÇİLERİNE SELAMIMIZ; SAĞLAM BİR PRATİKTİR (2.BÖLÜM)

İMRALİ KAYALIKLARINA ZİNCİRLENDİM!

BİLİMİN ETİKTEN YOKSUN GELİŞMESİ, ÇAĞDAŞ HASTALIKLARIN TEMELİDİR

HALKLARIN ÖZGÜRLÜK OLASILIĞI: ÖZEL SAVAŞ

HALKLARIN ÖZGÜRLÜK OLASILIĞI: ÖZEL SAVAŞ (2.BÖLÜM)

DEVRİMLER EN YAKICI SÖZ VE EYLEMDİR

YENİDEN DOĞUŞLARI SAVAŞLA GERÇEKLEŞTİRECEKSİNİZ

DEVRİM MUAZZAM ÖZGÜRLEŞME İMKANI VERİYOR

KADIN SORUNU ÇÖZÜMLENDİĞİ ORANDA DEVRİMLER GÜÇ KAZANIR

SAVAŞ BİR HALKI KENDİNE GETİREN KÖKLÜ BİR EYLEMDİR (1.BÖLÜM)

DEMOKRATİK MODERNİTENİN YENİDEN İNŞA SORUNLARI

GENÇLİĞE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER (1.BÖLÜM)

GENÇLİĞE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER (2.BÖLÜM)

GENÇLİĞE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER (3.BÖLÜM)

DEMOKRATİK ULUS ÇÖZÜMÜNÜN ARAYIŞCISI OLMAK

YEREL, BÖLGESEL SORUNLAR VE DEMOKRATİK ULUS ÇÖZÜMÜ

GENÇLİĞE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER (4.BÖLÜM)

GENÇLİĞE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER (5.BÖLÜM)

DEVRİMLER EN YAKICI SÖZ VE EYLEMDİR (2.BÖLÜM)

BİZDE ŞEHADET YAŞAYAN KAYNAKTIR, YAŞATAN KAYNAKTIR

ULUS-DEVLET KISKACINDA KÜRTLÜĞÜ SAHİPLENMEK

PARTİ HALKI KÖLELİKTEN ÖZGÜRLÜĞE TAŞIYAN KÖPRÜDÜR

BENİM DURUMUM, GERÇEKLEŞEN VE ÖZGÜR KİMLİKLİ BİR HALK OLAYIDIR (1.BÖLÜM)

BENİM DURUMUM, GERÇEKLEŞEN VE ÖZGÜR KİMLİKLİ BİR HALK OLAYIDIR (2.BÖLÜM)

15 AĞUSTOS ATILIMI’NIN ESAS ANLAMI, SİZİN BÖYLE SAVAŞMAYA CESARET EDEN BİR HALK DURUMUNA GELMENİZDİR

15 AĞUSTOS ATILIMI SİZİ SAVAŞAN BİR HALK DURUMUNA GETİRMEKLE EN BÜYÜK BAŞARISINI ORTAYA ÇIKARMIŞTIR

PARTİMİZ KENDİNİ KANITLAMIŞ BİR PARTİDİR

SAVAŞAN HALKIMIZA!

FİZİKİ VE KÜLTÜREL TASFİYE

BENİ TARTIŞMAK, BİR HALKIN KADERİNİ TARTIŞMAKTIR

BİZ HER ZAMAN DOĞRULAR İÇİN YAŞADIK

BUNDAN SONRASI KESİN ZAFERE DOĞRU YÜRÜMEDİR

SİZ YAPACAK VE SİZ BAŞARACAKSINIZ

HALKLARIN ÖZGÜRLÜK OLASILIĞI GERİLLASIZ DÜŞÜNÜLEMEZ

İMHACI SÖMÜRGECİLİĞİN YAŞAMINA“HAYIR” DEDİK

GERİLLA…

ÜLKEYE, PARTİYE VE ÖNDERLİĞE BÜYÜK SADAKATLE BAĞLILIĞIN ŞEHİDİDİR

ÖZGÜRLÜĞE GÖZÜNÜ DİKMEYEN ÖZGÜR OLAMAZ

HALKLARIN ÖZGÜRLÜK OLASILIĞI GERİLLASIZ DÜŞÜNÜLEMEZ (2.BÖLÜM)

GER QONAX BAŞ NEYÊ VEKOLANDIN KESAYET BAŞ NAYÊ DAHÛRANDIN

ULUSUN GERÇEK TEMSİLCİ GÜÇLERİ HALK MECLİSLERİDİR

İDEOLOJİK KİMLİK VAZGEÇİLMEZ BİR OLGUDUR

ÖZGÜRLÜK İDEOLOJİSİ, İNSANI MÜTHİŞ SAVAŞTIRIRSA ÖZGÜRLÜK İDEOLOJİSİDİR

PKK’DE GELİŞEN EVRENSEL ÇÖZÜM

KADIN ORDULAŞMASINA DOĞRU

YAŞANAN PATLAMA TARİHLE HESAPLAŞMADIR (1.BÖLÜM)

“HAKİ PARTİMİZİN SİYASİ VE ASKERİ RUHUYDU''

DEMOKRATİK VE EKOLOJİK TOPLUM (1.BÖLÜM)

DEMOKRATİK ULUS KÜLTÜRÜ

TARİH İLE HESAPLAŞMA

ORTADOĞU SAVAŞLARI NASIL SONUÇLANABİLİR?

ZİLAN VE SEMA TARİHİN VE KADININ DİRİLİŞİDİR

DEVRİME KALKAN HER ZAMAN GENÇTİR (1.BÖLÜM)

DEVRİME KALKAN HER ZAMAN GENÇTİR (2.BÖLÜM)

DEVRİME KALKAN HER ZAMAN GENÇTİR (3.BÖLÜM)

PKK’NİN ORTAYA ÇIKIŞI, SANATIN DİRİLİŞİDİR

BİZ DE KENDİ KENDİMİZİ YÖNETEBİLİRİZ

SANATIN YÜREĞİ DEVRİM İÇİN ATMALI (2.BÖLÜM)

SANAT, ZİHNİN VE RUHUN KANATLANMASIDIR (3.BÖLÜM)

KENDİNİ ÖRGÜTLEYEN İNSAN BİR ORDU GÜCÜNDEDİR-1.BÖLÜM

KENDİNİ ÖRGÜTLEYEN İNSAN BİR ORDU GÜCÜNDEDİR-2.BÖLÜM

KENDİNİ ÖRGÜTLEYEN İNSAN BİR ORDU GÜCÜNDEDİR-3.BÖLÜM

KENDİNİ ÖRGÜTLEYEN İNSAN BİR ORDU GÜCÜNDEDİR-4.BÖLÜM

KENDİNİ ÖRGÜTLEYEN İNSAN BİR ORDU GÜCÜNDEDİR-5.BÖLÜM

SANATIN YÜREĞİ DEVRİM İÇİN ATMALI-2.BÖLÜM

SAVAŞ ÖRGÜTÜ KADAR, SANAT ÖRGÜTÜNE İHTİYAÇ VARDIR

MÜCADELE ÖNCELİKLE ZİHNİYET ALANINDA KAZANILMALIDIR

DÎROKA MÊTINGERIYÊ Û CIVAKA ÇÎNDAR

II-CIVAKA KOLEDAR Û MÊTINGERÎ

III- CIVAKA FEODAL Û MÊTINGERÎ

IV-CIVAKA KAPÎTALÎST, MÊTINGERÎ Û SERXWEBÛNA NETEWEYÎ

MÊTINGERÎ Û PÊVAJOYA KAPÎTALÎZMÊ YA REKABETA SERBEST

EMPERYALÎZM, MÊTINGERÎ Û SERXWEBÛNA NETEWEYÎ

DI NAVBERA HER DU ŞERÊN PARVEKIRINÊ YÊN EMPERYALÎST DE REWŞA CÎHANÊ

ÖZGÜR KADIN PERSPEKTİFLERİ-1.BÖLÜM

REWŞA WELATÊN SOSYALÎST

REWŞA MÊTINGEH Û TEVGERÊN RIZGARIYA NETEWEYÎ

ÖZGÜR KADIN PERSPEKTİFLERİ-2.BÖLÜM

ÇÎNA KARKER Û KOMÎNÎST

DEMOKRATİK MODERNİTEYİ YENİDEN İNŞA GÖREVLERİ -1.BÖLÜM

DEMOKRATİK MODERNİTEYİ YENİDEN İNŞA GÖREVLERİ -2.BÖLÜM

ÖZGÜR KADIN PERSPEKTİFLERİ-3.BÖLÜM

PKK ÖNDERLİĞİ HALKÇIDIR VE BAĞIMSIZDIR

CIVAKA KURDISTANÊ

B) DI SERDEMA FEODAL DE KURD Û KURDISTAN

3-DI HEGOMONYAYA TIRK U ÎRANIYAN DE KURDISTAN

C-DI NAV SÎSTEMA EMPERYALÎST DE KURDISTAN

İMRALI ADASINDA CEZAEVİ YAŞAMIMA DAİR

İMRALİ KAYALIKLARINA ZİNCİRLENDİM!

HALKLAR ÖNDERİ ABDULLAH ÖCALAN 1999 KOMPLO SÜRECİNİ DEĞERLENDİRİYOR

HALKLAR ÖNDERİ ABDULLAH ÖCALAN İMRALI'YI ANLATIYOR -1.BÖLÜM

HALKLAR ÖNDERİ ABDULLAH ÖCALAN İMRALI'YI ANLATIYOR -2.BÖLÜM

HALKLAR ÖNDERİ ABDULLAH ÖCALAN İMRALI'YI ANLATIYOR -3.BÖLÜM

HALKLAR ÖNDERİ ABDULLAH ÖCALAN İMRALI'YI ANLATIYOR -4.BÖLÜM

HALKLAR ÖNDERİ ABDULLAH ÖCALAN İMRALI'YI ANLATIYOR -5.BÖLÜM

HALKLAR ÖNDERİ ABDULLAH ÖCALAN İMRALI'YI ANLATIYOR -6.BÖLÜM

HALKLAR ÖNDERİ ABDULLAH ÖCALAN İMRALI'YI ANLATIYOR -7.BÖLÜM

HALKLAR ÖNDERİ ABDULLAH ÖCALAN İMRALI'YI ANLATIYOR -8.BÖLÜM

ÖZGÜR KADIN PERSPEKTİFLERİ-4.BÖLÜM

KOMPLO ÇEMBERİNDEKİ BİR HALKIN ÖZGÜRLÜK SAVAŞÇISI OLMAK -1.BÖLÜM

KOMPLO ÇEMBERİNDEKİ BİR HALKIN ÖZGÜRLÜK SAVAŞÇISI OLMAK -2.BÖLÜM

KOMPLO ÇEMBERİNDEKİ BİR HALKIN ÖZGÜRLÜK SAVAŞÇISI OLMAK -3.BÖLÜM

KOMPLO ÇEMBERİNDEKİ BİR HALKIN ÖZGÜRLÜK SAVAŞÇISI OLMAK -4.BÖLÜM

KOMPLO ÇEMBERİNDEKİ BİR HALKIN ÖZGÜRLÜK SAVAŞÇISI OLMAK -5.BÖLÜM

KOMPLO ÇEMBERİNDEKİ BİR HALKIN ÖZGÜRLÜK SAVAŞÇISI OLMAK -6.BÖLÜm

KOMPLO ÇEMBERİNDEKİ BİR HALKIN ÖZGÜRLÜK SAVAŞÇISI OLMAK -7.BÖLÜM

KOMPLO ÇEMBERİNDEKİ BİR HALKIN ÖZGÜRLÜK SAVAŞÇISI OLMAK -8.BÖLÜM

KOMPLO ÇEMBERİNDEKİ BİR HALKIN ÖZGÜRLÜK SAVAŞÇISI OLMAK -9.BÖLÜM

KOMPLO ÇEMBERİNDEKİ BİR HALKIN ÖZGÜRLÜK SAVAŞÇISI OLMAK -10.BÖLÜM

ÖZGÜR KADIN PERSPEKTİFLERİ-5.BÖLÜM

ÖZGÜR KADIN PERSPEKTİFLERİ-6.BÖLÜM

ÖZGÜR KADIN PERSPEKTİFLERİ-7.BÖLÜM

MÊTINGEHKIRINA KURDISTANÊ JI ALIYÊ KOMARA TIRKIYÊ VE

MÊTINGEHKIRINA BAŞÛRÊ KURDISTANÊ

MÊTINGEHKIRINA ROJHILATA KURDISTANÊ

DIVÊ JI BO ZIMANÊ KURDÎ CIHÊN AZAD WERIN AFRANDIN

ÖZGÜR KADIN PERSPEKTİFLERİ-8.BÖLÜM

II- CIVAKA BAKURÊ KURDISTANÊ PÊKHATEYA EKONOMÎK

PÊKHATEYA (YAPI) CIVAKÎ

ÖZGÜR KADIN PERSPEKTİFLERİ-9.BÖLÜM

ÖZGÜR KADIN PERSPEKTİFLERİ-10.BÖLÜM

PROLETARYA

PKK BİR NEWROZ PARTİSİDİR-1.BÖLÜM

NEWROZ ZAFERİ KESİNLEŞTİRMEK!-1.BÖLÜM

NEWROZ ZAFERİ KESİNLEŞTİRMEK!-2.BÖLÜM

PKK BİR NEWROZ PARTİSİDİR-2.BÖLÜM

PKK BİR NEWROZ PARTİSİDİR-3.BÖLÜM

ŞOREŞA ME ŞOREŞA AFIRANDINA HEZKIRINÊ YE

DEVLET YERİNE DEMOKRATİK YÖNETİM

KADIN DOĞASI

SEVGİ ANLAMAYA DAYALI OLURSA ANLAMLIDIR

PERWERDE Û PÊKHATEYA ÇANDÎ

PÊKHATEYA NETEWEYÎ