TÜM SURİYE KARŞI DURMALI
TÜM SURİYE KARŞI DURMALI
0 Yorum
36
11-05-2022

Türk devletinin, yeni işgal ve işgali kalıcılaştırma adımlarının hem askeri hem de ‘sivil’ kılıfına dikkat çeken QSD Basın Sorumlusu Ferhad Şamî, tüm Suriye halkı ve güçlerinin karşı durması gerektiğini söyledi.

“Eğer QSD olmasaydı Erdoğan’ın Emevi Camisi’nde namaz hayali gerçek olacaktı” diyen Ferhad Şamî, elbette direnişe devam edeceklerini; siyasi ve diplomatik adımların yanında askeri adımlarının olacağını belirterek, şunun altını çizdi: “Ulusal ruha sahip ve ulusal bir görev kapsamında işgalcilere karşı savaşan bir güç görürsek ittifaka gideriz; birlikte işgalcilere karşı savaşır, Suriye topraklarından çıkarırız.”

QSD Basın Sorumlusu Ferhad Şamî, ANF’nin sorularını yanıtladı.

Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye alanlarına yönelik saldırıları hiç durmadı, ancak özellikle Nisan’dan itibaren daha da yoğunlaşmasının nedenleri nedir?

Bu süreçte Türk devletinin özellikle Eyn Îsa, Til Temir, Zirgan, Minbic ve Efrîn’in ilçeleri olan Şêrewa ve Şera’ya yoğun saldırıları oluyor. Bu 289 km’ye kadar uzanan bir cepheyi kapsıyor. Bu saldırılar Nisan’da daha da yoğunlaştı. Türk devleti bu bölgeleri karadan ve havadan bombalıyor. Sadece Nisan’da SİHA’larla 18 defa alanı bombaladı. Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerine yönelik 26 ton TNT patlayıcı kullanıldı. Bizim araştırmalarımıza göre; Türk devleti, 2018’den beri tam bir milyon ton TNT ve zehirli maddeyi Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerine karşı kullandı. Bu elbette çok büyük bir rakam. Bu gün baktığınızda dünya savaşlarında ancak bu kadar yüksek bir rakam kullanılabilmiş. Yine Nisan’da tüm İslam alemi için kutsal olan Ramazan’da bile Türk devleti saldırılarını durdurmadı.

Bu saldırılarda bölge halkının tümü hedef alınıyor. Baktığımızda Til Temir kırsalında Asuri halkımız yaşıyor, onlar da 2014-2015 yılında DAIŞ tarafından katliamdan geçirildi ve bugün hala saldırılara maruz kalıyor. Zirgan ve Eyn Îsa hattında Arap halkı yaşıyor, Minbic yine her gün hedef alınıyor. Efrîn hattı yine öyle. Yani kısacası bu bölgedeki tüm uluslar ve dinler, Türk devletinin zulmüne ve saldırılarına maruz kalıyor.

Ukrayna savaşıyla birlikte bölgedeki devletler arası ortaya çıkan boşluklar, Suriye’de devletlerin, özellikle garantör devletlerin zayıflığı, Türk devletinin saldırılarını daha da derinleştirmesine ve hatta yeni işgal saldırıları planlamasına fırsat veriyor. Zaten takip edilirse Erdoğan ve Türk Genelkurmayı, yeni işgal saldırılarını başlatacaklarını açık bir şekilde söylüyor. Günlük Türk devletine ait yüzlerce tank, cephane ve asker, Suriye’ye geçiyor.Özellikle İdlib hattında bir tampon bölgeyi Suriye’ye kabul ettirmeye çalışıyorlar.

Son günlerde Erdoğan, aslında eski olan bir planını yeniden gündeme getirdi. Kuzey ve Doğu Suriye sınırı boyunca ‘tampon bölge veya ‘güvenli bölge’ olarak adlandırdıkları bir bölge oluşturmak istediler. Bu bölge, sadece Kuzey ve Doğu Suriye’yi kapsamıyor, Kuzey-Güney Suriye hattında da aynı projeyi geliştirmek istediler. Bu bölgede Lazkiye, Hema’nın kuzeyi, Humus, Rojava hattı ve Halep’in kuzeyine kadar, yine İdlib’i içine alıyor, Halep’in doğusundaki alanlar; Bab, Mare, Ezaz, Til Koçer, Dêrik ve Şengal sınırına kadar uzanan bir işgal bölgesini oluşturmak istiyor. Burada Kürt, Asuri, Ermeni ve hatta işgalcilerin siyasetlerine karşı direnen Araplar da dahil bir soykırım yapmak istiyorlar.

Türk devletinin Suriye’ye müdahale planının arkasında ne var?

Bu plan, yeni değil, yani Erdoğan’ın bugün dinlendirdiği bu plan öyle 10-11 yıl içinde gelişmedi. Suriye krizine de bağlı değil. Osmanlının yıkılışından sonra bu planlarını dönem dönem gündemleştirdiler. 1916’da Beyrut, Lübnan ve Şam’da Osmanlı hayaline karşı çıkan, onlarca Suriyeli aydın, 6 Mayıs 1916’da Şam ve Beyrut’ta idam edildi. Diğer taraftan 1925’ten sonra Suriye halkı, Suriye’de bulunan bazı güçlere karşı, özellikle Fransa ve İngiltere’ye karşı ayaklandı. Hatta o dönem ‘Suriye Büyük Devrimi’ adında bir ordu kurdular. Suriye halkı bunlarla uğraşırken, Türk devleti oluşan boşluktan yararlanarak Liwa İskenderun’u -daha sonra ismini Hatay olarak değiştirdi- Fransa’nın gündemine getirdi. Önce parça parça böldükleri Liwa İskenderun, 1937’de tümden Türk devleti tarafından işgal edildi. Liwa İskenderun, Suriye’nin bir parçasıydı ve Osmanlı döneminde de Halep’in bir ilçesiydi. Daha sonraları 1941-42-43 yıllarında yine denemeleri oldu. Özellikle 1957’ye geldiğimizde, o dönem Adnan Menderes’in hayali vardı. Suriye halkı onu çok iyi tanıyor. O dönem Suriye’de çok sayıda darbe oluyordu. O da gördü ki Suriye halkı sürekli olarak bu darbelerle meşgul ve Suriye’de istikrar yok. Özellikle o dönem bazı uluslararası devletlerin de Suriye üzerinde planlamaları vardı. Suriye o dönem daha çok Sovyetlere yakındı. Bu karışıklıktan yararlanan Türk devleti, binlerce askerini sınıra yığdı. Özellikle Girê Spî, Qamişlo, Efrîn, Ezaz, Mare, Bab sınırlarına binlerce, on binlerce askerini yığarak bir kez daha Suriye’ye müdahale etmek istedi. O süreçteki bahaneleri neydi? Dönemin Suriye başkanı Türk devletini kabul etmiyordu. Türk devleti onun kendisine bağlı olmadığını dile getiriyordu. Yine Suriye başkanı o dönem Suriye’de bazı değişiklikler yapmıştı. Özellikle o dönem Suriye ordusu komutanı, Türk devletine bağlı olduğu için görevden alınmış, yerine Suriye Devrimi ordusu komutanlarından biri getirilmişti. Suriye tarafından atılan bu adımlardan rahatsızlık duyan Türk devleti, bunları bahane ederek Suriye’ye yönelik bir hamle başlatmak istedi. O dönem Arap devletleri, Türk devletine tepki gösterdi. Türk devleti tank, top ve askerleriyle Suriye’ye müdahale etmeye çalışırken, Mısır’ın müdahalesi oldu. Suriye-Mısır birliğinin oluşması Türk devletinin işgalinin önünü aldı. 1957’de Türk devletinin işgal etmek istediği bölgeler, yine aynı bugün işgal etmek istediği Kuzey ve Doğu Suriye bölgeleriydi. Özellikle Girê Spî, Kobanê, Efrin ve Ezaz hattıydı.

Uluslararası güçlerin aracılığıyla 1957’de bir kez daha Bağdat’ta Irak ve bazı devletler ile bir toplantı yaptılar. Türk ve Irak elçilikleri ile bazı uluslararası devletler arasında görüşmeler yapıldı. Tüm bunlar bir kez daha Suriye topraklarına yönelik bir müdahale amacıylaydı. O dönemde ise yine Rusya müdahale etti. Rusya yaptığı bir açıklamada, Türk devletinin Suriye’ye müdahalesi halinde kendisinin de Ankara’yı vuracağını belirtti. O dönemin Sovyet başkanının bu tehdidi Türk devletinin önünü aldı. Türk devleti, 30-40 yıl içinde üç defa Suriye’yi işgal etmek istedi.

1973’e gelindiğinde Suriye bir kez daha savaşın içine girdi. Türk devleti bir kez daha bu fırsatı değerlendirmek istedi. Bu sefer de Arap devletleri, Suriye’nin yanında durdu. Özellikle Mısır ve Ürdün, Suriye’nin yanında durarak bir kez daha Türk devletinin bu hayalini boşa çıkarttı, ancak Türk devletinin bu hayali her zaman devam etti. Farklı farklı siyasetlerle yine bunu devam ettirmek istedi. Bazen Fırat’ın suyunu keserek, bazen istihbarat yoluyla ajanlar oluşturarak, ekonomik krizlerle, yani her zaman bir şekilde fırsatları kovalayarak ve Suriye hükümetinin zayıflığını bulmaya çalışarak Halep’e kadar gitme hayalini gerçekleştirmek için her tür çabanın ve hilenin içine girdi. Onların bu hayali elbette gerçekleşmedi.

1998’e geldiğimizde, Kürt Halk Önderi’nin Suriye’de olmasını bahane ederek bir kez daha saldırmak istedi. Bunu gerekçe olarak ortaya sundu, ancak Türk devletinin asıl amacı on yıllardır hayalini kurduğu işgal planını gerçekleştirmekti. Bu 2009’a kadar bu şekilde farklı farklı oyunlarla devam etti. Erdoğan ve Suriye hükümeti arasında 2009’da görüşmeler oldu. Erdoğan, Suriye’ye geldi. Yine Beşar Esad Türkiye’ye gitti. O görüşmelerde kardeş olduklarını, sınırları kaldırmak istediklerini belirterek, bunun için de ortak bazı askeri tatbikatlar yaptılar. Kardeşler arasında sınırlar olmaz şeklinde söylemlerle sınırları kaldıracaklarını dile getiriyorlardı. Aslında bu da bir işgal planlamasıydı. Bu sefer, sert ya da askeri yollar değil, daha yumuşak ve ılımlı bir dille yapıyorlardı. Bu şekilde Suriye rejimini kendi tarafına çekerek bazı şeyleri onlara kabul ettirmekti amacı ve bunu yaptı da. Kürt halkına karşı Suriye rejiminin baskıları arttı. Yine o zaman Suriye rejimi Liwa İskenderun’un resmi olarak Türk devletine ait olduğunu imzaladı. Hatta o dönem askeri tatbikatlar yoluyla Türk devleti Suriye ordusunun gücünü, tekniğini tanıdı ve Suriye ordusu içine kendi ajanlarını oluşturdu. Dikkat edilirse 2011’de Suriye krizinin başlamasıyla birlikte Suriye’nin bazı komutanlarının Suriye ordusundan kopup Türkiye’ye geçmeleri tesadüf değildi. Aslında daha önce bunlar hazırlanmıştı. Suriye ordusunun içinde Türk devletinin ajanları vardı. Daha önce zemin hazırlanmıştı ve Suriye olaylarının başlamasıyla birlikte bunlar Türk devletine gitti. Orada Türk devletinin desteğiyle çeteleri hazırladılar ve bugün de bu çeteler, Suriye’nin hatta tüm dünyanın başına bela olmuş.

Son günlerde Erdoğan’ın bir milyon mültecinin Suriye getirileceğini söylemesi, ne anlama geliyor?

Erdoğan’ın dile getirdiği bir milyon insanı Suriye’ye getirme projesi de, yine Türk devletinin Suriye’yi işgal etme hayalinin bir parçasıdır. 1916’dan bu yana Türk devleti bunu gerçekleştirmek için birçok farklı yöntem denedi. Şimdi görüyor ki Suriye’de zayıf bir hükümet var, zayıf bir ordu var, uluslararası bazı güçlerin de Suriye’de çıkarları var. Tüm bunlardan yararlanmaya çalışıyor. Yine uluslararası bazı güçler Suriye’de her zaman Türk devletini Rusya’ya karşı kullanıyor. Bunu 1957’de, 1973’te ve 1998’de yaptılar. Bugün de maalesef bazı uluslararası güçler yine aynı siyaseti uyguluyor. Birçok defa soruluyor; neden kimse Türk devletinin katliam ve işgallerine karşı ses çıkarmıyor? Neden Türk devleti DAIŞ’e destek veriyor? Tüm bunlar göz önünde olmasına rağmen neden kimse ses etmiyor? Çünkü Türk devleti, yıllardır bazı uluslararası güçler tarafından Rusya’ya karşı kullanılıyor. Bugün de Türk devleti kendi projesini sivil kılıfla uygulamak istiyor. Geçmiş tarihi dönemlerde Türk devletinin tüm işgal projeleri askeri olarak gelişiyordu. Bu sefer tarihi tecrübelerini de göz önüne alarak Suriye topraklarına yönelik işgalini farklı yapmak istiyor. Bu nedenle ‘bir milyon mülteciyi göndereceğim’ diyor. Aslında göndereceğini söylediği bu bir milyon kişi Humus, Derea, Şam ve İdlib’den gelenlerdir. Bunların büyük bir bölümü şimdi Türk devletinin yanında. Türk devleti bunları kullanarak aslında askeri varlığını devamlı kılmak istiyor. Bunu yapması için de bir kılıf uydurması gerekir. Bu aslında gizli bir işgaldir. Bu şekilde demografik yapıyı değiştirerek, bölgenin asıl halkını buradan çıkarmak ve kendine bağlı olanları getirmek istiyor.

Böyle bir durum bölgede nasıl sonuçlar ortaya çıkarır ya da nasıl tehlikeler barındırır?

Şimdi bu gelenler elbette kendi ordusunu kuracaklardır. Yani bunlardan bir güç oluşturulacak ve bu güç, Şam hükümetinin ordusunun alternatifi olacaktır. Bu nedenle tehlikeli bir projedir. Ayrıca Erdoğan’ın öne sürdüğü bu proje, sadece Kuzey ve Doğu Suriye’yi kapsamıyor. Bu nedenle bu esasta tüm Suriye için tehlikelidir. Erdoğan, bu projesini gerçekleştirirse Şam’da namaz kılabilecek. Suriye’nin zayıf bir hükümeti ve zayıf bir ordusu var. Suriye halkı parçalıdır. Siyasi bir projesi yok. Hatta Suriye’nin şu anki siyasi iradesinde bir ittifak yok. Suriye zaten uluslararası düzeyde her yerden çembere alınmış, uluslararası güçlerin zaten Suriye için yapacak bir şeyleri yok. Eğer bugün kimse Türk devletine karşı sesini yükseltmezse yarın bu bölge DAIŞ’in bir üssü olacak. 2013-2014 yılında DAIŞ’in hayali sınır hattına ulaşmaktı. O zaman bunu Türk devletinin desteğiyle yapmak istiyordu. DAIŞ’in başaramadığını şimdi Türk devleti yapmak istiyor. Tabii böyle bir durumun olması durumunda sadece DAIŞ bölgede olmayacak. DAIŞ dışında birçok çete de  buralara yerleşecek, silahlanacak, ordu kuracak. Bu grupların hayali Humus, Hema, Halep, Reqa, Dêrazor, Hesekê ve daha bir çok bölge olacaktır. Onlar zaten açık bir şekilde bu rüyalarını söylüyorlar. Diğer taraftan bu proje ile Türk devleti kendi işgalini kalıcılaştırmak istiyor. Çünkü, askeri varlıklar her zaman geçicidir, dönemseldir, ancak sivil kartıyla bu riski ortadan kaldıracak ve işgalini kalıcılaştıracak. Suriye’nin başına bela olacaktır. Elbette bu, tüm Suriye için büyük bir tehlike oluşturacaktır.

Türk devletinin bu projesine karşı direnen hali hazırda QSD’dir. Sadece QSD’nin duruşuyla bu proje boşa çıkarılabilir mi, Şam hükümeti ve özellikle Suriye halkına da görevler düşmüyor mu?

İşgalcilerin bu planlarını boşa çıkartmak sadece QSD’nin görevi değildir. Sadece askeri bir görev de değildir. Tüm Suriye’nin görevidir. Bugüne kadar işgalcilerin, DAIŞ’in, El Nusra’nın hayallerine engel olan QSD oldu. Aynı görevi elbette QSD üstlenecektir, ancak sadece QSD’nin görevi olarak görülemez ve QSD’ye bırakılamaz. Elbette işgal edilen bazı bölgeler QSD alanlarıydı, ancak İdlib, Şam hükümetinin elindeydi, Humus yine öyle. Bu nedenle Türk devletinin bu projesine karşı durmak, tüm Suriye’nin ve Şam hükümetinin de görevidir. Türk devletinin 1925 planı sadece askeri tavırla engellenmedi. Suriye halkı buna karşı eylemler yaptı. Sokağa döküldü. Humus, Hema, Halep’te büyük halk kitleleri sokağa döküldü. Milyonlarca Suriye halkı sokaklara dökülerek işgalcilerin planlarını deşifre etti. Şimdi de işgalcilerin planlarının boşa çıkarılması için tüm Suriye halklarının birlik olup karşı koymaları gerekir. Bu aynı zamanda Suriye halklarının birlik gerekçesi olmalı. Türk devletinin bu projesine karşı birlikle durulmalı. Bu temelde ben tüm Suriye siyasi partilerine, gençlik örgütlerine, aydınlarına ve tüm Suriye halkına sesleniyorum; hep birlikte Erdoğan’ın bu hayalinin karşısında durmalı ve boşa çıkarmalı.

Dikkat edilirse işgalciler her zayıf dönemlerde anlaşmalara gitmiş. 1925’te anlaşmaya gidildi, 1937’de Suriye’nin elinden Liwa İskenderun alındı. 1957’de anlaşmaya gidildi, Fırat Nehri Suriye’nin elinden alındı. 1998’de Suriye ile anlaşmaya gidildi, sonrasında Adana Mutabakatı farz kılındı. Şimdi buna karşı tepki gelişmezse Türk devleti, Şam hükümetiyle ve hatta uluslararası bazı güçlerle anlaşmalara gidecek ve hatta Türk devleti varlığını Suriye üzerinde kalıcılaştıracak; işgal ettiği alanlar Suriye’nin elinden çıkartılacak ve Suriye parçalanacak.

QSD on yıla yakın bir süredir bölge halkını DAIŞ ve diğer çetelerin saldırılarına karşı korumak için sürekli bir savaş ve direniş içinde, bu süreç boyunca Türk devletine herhangi bir saldırısı olmamasına rağmen neden özellikle QSD’yi hedef alıyor?

Şimdi işgalci bir güç, bir yeri işgal etmek istediği zaman elbette kendisine karşı savaşacak bir askeri gücün olması gerekir. Türk devleti, Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerine saldırırken uluslararası kamuoyu ve güçlere karşı QSD’yi gerekçe olarak gösteriyor. Aslında Türk devleti bölge halkına karşı savaşıyor. Onlar QSD’ye saldırarak zayıflatmak ve tasfiye ederek bu şekilde bölge halkına daha rahat saldırabilecek. Savunma gücü olmayan, her zaman yok olmayla karşı karşıyadır. Ermeni Soykırımı’nda onları koruyan kimse yoktu, katledildiler. 2014’te Xabur hattında Asurileri koruyacak kimse yoktu, DAIŞ katliam yaptı. Şengal’de yine aynı şeyi yapmak istediler. Bugün de Asuri, Keldani, Êzîdî, Arap, Kürt, Ermeni halklarını korumak isteyen güç elbette işgalcilere engeldir. QSD’ye bu kadar barbarca saldırmasının bir nedeni de odur.

Türk devletinin bu halklara karşı tarihi faşizan ve ırkçılığı var. QSD’yi etkisizleştirerek bölgedeki renkleri yok etmek istiyor. Türk devleti, kendi okul müfredatlarında bile çocuklara bunu anlatıyor; Humus, Halep, Lazkiye, Şam, Şengal, Musul bizimdir, diyor.

Tüm planlarına karşı şimdiye kadar QSD durmuştur. Bu nedenle Şam hükümeti ve ordusu da QSD’ye borçludur. Eğer QSD olmasaydı Erdoğan’ın Emevi Camisi’nde namaz hayali gerçek olacaktı. Bu nedenle bu kadar hunharca ve kin dolu QSD’ye saldırıyor. Şunu iyi anlamak gerekir; Erdoğan burada sadece QSD’ye ya da Kürtlere karşı değil, tüm Kürdistan, bölge halkı hatta tüm Ortadoğu’ya karşıdır.

QSD’nin direnişi olmasaydı Halep de olmayacaktı. Yine bugün Eyn Îsa’da, Til Temir ve Zirgan’daki direnişimiz olmasaydı Suriye’nin diğer bölgeleri de olmayacaktı. Elbette biz şimdi nasıl direniyorsak yine aynı şekilde direnişimiz devam edecektir. Siyasi ve diplomatik adımlarımızın yanında askeri adımlarımız da olacaktır. Yine ileride karşımızda ulusal ruha sahip, içten ve ulusal bir görev kapsamında işgalcilere karşı savaşan bir güç görürsek ittifaka gideriz ve birlikte işgalcilere karşı savaşır, Suriye topraklarından çıkarırız da.

HÎVDA HEBÛN/ REQA

YORUM GÖNDER

ZİYARETÇİ YORUMLARI

BENZER KONULAR

AHİM UMUT HAKKI MEKANIZMASI İSTİYOR

'PKK YASAĞININ EN BÜYÜK NEDENİ SİLAH TİCARETİ'

ABDULLAH ÖCALAN'A ÖZGÜRLÜK İNİSİYATİFİ'NDEN HAREKETE GEÇME ÇAĞRISI

HİÇBİR SALDIRI HALKIMIZI YILDIRAMAZ

SALDIRILAR ÇÖKÜŞ SÜRECİNİN ÇIRPINIŞLARIDIR

20 ÇOCUĞUM DAHA OLSA ‘MÜCADELE EDİN’ DERİM

KOMPLOYA KARŞI SEFERBERLİĞE ÇAĞIRDI

YASAĞA HAYIR, KRİMİNALİZASYONA SON

'ÖNDERLİĞİN ÖZGÜRLÜĞÜ KÜRTLERİN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ SAĞLAYACAKTIR'

DAVAYA ADANAN BİR YAŞAM: ZÜLKÜF GEZEN

ROJHİLAT GENÇLERİ VE KADINLARI SEROK APO'YA SAHİP ÇIKMALI

PKK TERÖR ÖRGÜTÜ DEĞİL TERÖRE KARŞIDIR

HEDEFİMİZ KOMPLONUN TAM YENİLGİSİDİR

EN BÜYÜK GENÇLİK ORDUSU HPG VE YJA STAR'DIR

KJK 15 ŞUBAT’TAN 4 NİSAN’A KADAR KESİNTİSİZ EYLEME ÇAĞIRDI

AVUKATLARDAN BM’YE İMRALI İÇİN ‘ACİL EYLEM’ ÇAĞRISI

24. YILINDA ULUSLARARASI KOMPLOYU BOŞA ÇIKARALIM

'ZAFER İNANÇLA SAVAŞAN GERİLLANIN OLACAK'

KCK YÜRÜTME KONSEYİ YILLIK TOPLANTI SONUÇLARI AÇIKLANDI

APOCU FEDAİ RUH KOMPLONUN SONUÇ ALMASINA ASLA İZİN VERMEYECEKTİR

24’ÜNCÜ YILI ÖNDER APO'NUN FİZİKİ ÖZGÜRLÜK YILI YAPMALIYIZ

12 ŞUBAT'TA ÖNDER APO'NUN ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN SEFERBER OLALIM

ÖNDER APO’NUN ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN ALANLARDA OLACAĞIZ

KOMPLOYU YENECEĞİZ

GENÇLİK TÜM GÜCÜNÜ VE ENERJİSİNİ FAŞİZMİ YIKMAYA ODAKLAMALIDIR

YURTSEVER HALKIMIZA VE DEMOKRATİK DOSTLARIMIZA!

KOMPLOYA KARŞI EMSALSİZ BİR DİRENİŞ SERGİLENDİ

'BEDELİ NE OLURSA OLSUN ÖNDERLİĞİ ÖZGÜRLEŞTİRECEĞİZ '

'KOMPLOYA KARŞI ÖZGÜRLÜK HAREKETİ'Nİ DAHA DA GÜÇLENDİRECEĞİZ'

ÖNDER APO’SUZ YAŞAMAYA ALIŞMADIK, ASLA ALIŞMAYACAĞIZ!

'TECRİDİ ÖZGÜR KADIN GERÇEĞİYLE YERLE BİR EDECEĞİZ !'

ESATETİN 24’ÜNCÜ YILI ÖNDERLİĞİN ÖZGÜR OLACAĞI YIL OLACAKTIR

TECRİDİN EN KÖTÜ AŞAMASI YAŞANIYOR

BİRLEŞEREK FAŞİZME SON DARBEYİ VURMALIYIZ

FAŞİZM ÖZGÜRLÜK DEVRİMİNİN BÖLGESEL DEVRİM HALİNE GELMESİNDEN KORKMAKTADIR

FAŞİZME VE TECRİDE KARŞI İMRALI DİRENİŞİNİ SAHİPLENMELİYİZ

TECRİT DERHAL SON BULMALI

KNK'Ê ROJA ZİMANÊ DAYÎKÊ Lİ TEVAHİYA DAYÎKÊN KURD Û KURDİSTANÎ PÎROZ KİR

ZİMAN ÇAND Û NASNAMEYA GELAN E

İMRALI TESPİT RAPORU: İMRALI'DA İŞKENCE REJİMİ VAR

GERİLLANIN DİRENİŞİYLE ÖNDER APO’YU ÖZGÜRLEŞTİRECEĞİZ

YAŞAM, ÖZGÜRLÜK, ADALET VE EŞİTLİK İÇİN ALANLARA!

Lİ BER XWE BİDE, XWE Bİ RÊXİSTİN BİKE, Bİ RENGEKÎ AZAD BİJÎ!

UKRAYNA SAVAŞI VE BAYRAKTAR TB-2’NİN ANLATTIKLARI…

CEZAEVLERİNDE ZULÜM BÜYÜYOR

‘DAİŞ’E KARŞI MÜCADELE ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ

HALK PKK'Yİ İRADESİ GÖRÜYOR

ULUSAL KONGRE İÇİN TÜM SORUMLULUĞU ALMAYA HAZIRIZ

YJA STAR KOMUTA KONSEYİ TOPLANDI

PALME SORUŞTURMASINDA ‘PKK LİSTESİ’ MİT’TEN

BAWER BOTAN DEVRİMCİ, SANATÇI VE EDEBİYATÇIYDI

8 MART’TA HAMLEMİZ ZİRVEYE ULAŞACAK

'DİRENİŞ MİRASI DALGA DALGA BÜYÜYOR'

İMRALI TECRİT SİSTEMİNE KARŞI MÜCADELE TOPYEKÛN OLMALI!

KADINLARDAN DİRENİŞİ BÜYÜTME MESAJI

BU SEFALETİ VE ZORBA DÜZENİ ANCAK DEVRİM ORTADAN KALDIRIR!

NATO ORDUSUNA KARŞI DİRENİŞ SIRADAN DEĞİL

AB HANGİ BAHANELERLE PKK’Yİ LİSTEYE ALDI?

PKK LEHİNE KARARLAR NASIL ALINDI,'TERÖR'LİSTESİ NASIL İŞLİYOR?

ÖZGÜRLÜK DAĞLARINDA 8 MART’I KARŞILAMAK BAŞKADIR

DİRENİŞİMİZİ DAHA DA GÜÇLENDİRECEĞİZ

AVRUPA’DA PKK İÇİN YENİ BİR HUKUKSAL SÜREÇ BAŞLADI!

SUİKAST TİMİ SARAY'IN DANIŞMANLARI İLE KOL KOLA (2.BÖLÜM)

ÖZGÜRLÜĞE HER ZAMANKİNDEN DAHA YAKINIZ

AVRUPA’DA PKK İÇİN YENİ BİR SÜREÇ BAŞLADI

PARİS KATLİAMINDAN MİT'İN 'ARKA BAHÇESİ' ALMANYA'YA (3.BÖLÜM)

DÜNYA PKK GERÇEĞİNİ ARTIK DAHA RAHAT GÖRÜYOR

ÊZİDÎ VE FEYLİ KÜRTLERİ KONFERANSI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ

HPG GERİLLALARI: İŞGALCİ DÜŞMANDAN BİRLİKTE HESAP SORALIM

YJA-STAR GERİLLALARI: 2022 KADIN ÖZGÜRLÜK YILI OLACAK

8 MART, HER KADININ YAŞAMDAKİ DİRENİŞİDİR

YJA STAR’IN MÜCADELESİ İVME YAPACAK

EŞİT VE ÖZGÜR YAŞAM İÇİN BU DÜZENİ ALT ÜST EDECEĞİZ!

KÜRDİSTAN ÖZGÜRLÜK DEVRİMİ BİR KADIN DEVRİMİDİR!

KADIN BİRLİĞİ FAŞİZMİN SONUNU GETİRECEKTİR (1.BÖLÜM)

HER YERDE KADIN BAKIŞINI HAKİM KILMALIYIZ

KADINLARIN ÖZGÜRLÜK DURUŞU KAZANACAK

KADIN DEVRİMİNİ GERÇEKLEŞTİRİP FAŞİZMİ YENECEĞİZ!

KADINLAR KÜRESEL BARIŞ HAREKETİ ÖRGÜTLEMELİ (2.BÖLÜM)

KEVANA ZÊRÎN 2. KONFERANSINI YAPTI

KJK 8 MART ‘KALKIŞMASINI’ SELAMLADI

KONTRA YAPILANMA SADAT VAN’DA GENÇLERİ PROVOKASYONA HAZIRLIYOR

‘SALDIRILARA KARŞI KÜLTÜREL DEVRİMİ GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ’

ÖNDERLİK, İMRALIDA KOMPLOYA KARŞI MÜCADELENİN YOL VE YÖNTEMİNİ ORTAYA ÇIKARDI

BAŞARININ TEK ÖLÇÜSÜ ÖNDER APO'NUN FİZİKİ ÖZGÜRLÜĞÜDÜR

ŞEHİTLERİMİZ YOLUMUZU AYDINLATIYOR!

‘KONFERANSIN KÜRDİSTAN'A ETKİSİ OLACAKTIR’

ÇİYAGER DEVRİMCİ HALK SAVAŞI FEDAİLERİNİN FEDAİSİDİR

“YAŞASIN HBDH!”

'KÜLTÜRÜNE SAHİP ÇIKMAK TOPRAĞINI SAVUNMAKTIR'

‘BERXWEDAN JİYAN E YETMEZ, SERHİLDAN JİYAN E DEMELİYİZ’

HER GÜNÜ NEWROZLAŞTIRALIM!

50. NEWROZ YILINI RÊBER ÖCALAN’A ÖZGÜRLÜK NEWROZ’U YAPALIM

365 GÜN BOYUNCA NEWROZ'U KUTLAYACAĞIZ

ELLİNCİ YIL BİLDİRGESİ (1.BÖLÜM)

ELLİNCİ YIL BİLDİRGESİ (2.BÖLÜM)

KCK SAĞLIK KOMİTESİ’NDEN SAĞLIK EMEKÇİLERİNE DESTEK

NEWROZ RUHUYLA ZAFERE

HALEPÇE'NİN DE DİĞER KATLİAMLARIN DA HESABI MUTLAKA SORULACAKTIR!

HER İHTİMALE HAZIRIZ!

“KATLİAMLARDAN HESAP BİRLEŞİK DEVRİMLE SORULACAKTIR!”

ULUSLARARASI KOMPLOYU BOŞA ÇIKARAN TARİHİ NEWROZ

NEWROZ PÎROZ BE!

ÖNDERLİĞİ ÖZGÜRLEŞTİRME NEWROZU ÇOK GÜÇLÜ KUTLANMALI

NEWROZ MESAJLARI VE ÖZGÜR ALANLARDA KUTLAMALAR

ALMANYA YASAĞI KALDIRMALI, YENİ SAYFA AÇMALI!

ÖZGÜRLÜK ATEŞİ SÖNDÜRÜLEMEZ

BASINA VE KAMUOYUNA

'DIVÊ EV NEWROZ BİBE DESTPÊKA AZADİYA FÎZÎKÎ YA RÊBER APO'

NEWROZ ATEŞİNİ GÜRLEŞTİRELİM!

TUTSAKLARDAN NEWROZ MESAJI

“NEWROZ’UN DİRENİŞ ATEŞİYLE BİRLEŞİK DEVRİM ATEŞİNİ HARLAYALIM!”

NEWROZ'DA DİRENİŞ ATEŞİNE KENDİNİ KATAN DEVRİMCİLER

NEWROZ COŞKUSUNU HAZMEDEMEYEN TC ORDUSUNDAN YOĞUN HAVA SALDIRILARI

2022 NEWROZ’UNUN ISRARI: ÖNDER ABDULLAH ÖCALAN’A ÖZGÜRLÜK

NEWROZ PKK İLE ÖZÜNE KAVUŞTU

NEWROZ, HEDEFLERİ VE EYLEM ÇİZGİSİNİ BELİRLEDİ

'DAİŞ' E KARŞI YETERLİ DESTEK YOK'

YURTSEVER HALKIMIZA VE DEMOKRATİK DOSTLARIMIZA!

‘İMRALI’ AÇIKLAMASI

'RÊBER APO NEWROZ'UN GERÇEK ANLAMINI ORTAYA ÇIKARDI'

KDP’NİN İŞGAL SALDIRISINA DİREKT KATILIMI BAŞÛR’UN ’UN STATÜSÜNE DE SALDIRIDIR

ULUSAL HALK KAHRAMANLARIMIZI SAYGIYLA ANIYORUZ

KDP-TÜRK ORDUSUNUN 15 NİSAN’DA SALDIRACAĞI İDDİA EDİLDİ

ADI GİBİ YAŞAYAN EGÎT'İN ÖYKÜSÜ

4 NİSAN ÖZGÜR YAŞAM MÜJDESİDİR

HEVAL HEWRAM ÖLÜMSÜZ KAHRAMANDIR

KIZILDERE ŞEHİTLERİNİN ÖZLEMLERİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN MÜCADELEYİ YÜKSELTELİM!

4 NİSAN BİR MİLAT GİBİDİR

ÖNDER APO’NUN DOĞUM GÜNÜ ÖZGÜR HALKLARIN DOĞUM GÜNÜDÜR

KCK’DEN RAMAZAN AYI MESAJI

NEWROZ RUHU İLE 4 NİSAN’I KARŞILAYALIM

TUTSAKLARA SAHİP ÇIKILMALI!

ALANLARA, İRADEMİZİ SAVUNMAYA!

BASINA VE KAMUOYUNA!

FAŞİZM BİR KEZ DAHA YENİLGİYİ TADACAK

WAR AGAİNST THE KURDS WİLL NOT PREVENT ERDOGAN’S DOWNFALL

SAVAŞI HER ALANA YAYACAĞIZ

DEMOKRATİK KAMUOYUNA VE YURTSEVER HALKIMIZA

GERİLLA VE HALK ORTAK MÜCADELE İLE SALDIRILARI PÜSKÜRTECEK

BASINA VE KAMUOYUNA (YENİ)

GERİLLA 2021’DEKİ İŞGAL SALDIRISINI NASIL PÜSKÜRTTÜ?

BÜYÜK DİRENECEĞİZ

HERKES GERİLLA DİRENİŞİ ETRAFINDA KENETLENMELİ!

SESSİZLİK ÖLÜMDÜR, İHANETE ORTAK OLMAKTIR

BU ÖLÜM KALIM SAVAŞIDIR, HER KÜRT ÜSTÜNE DÜŞENİ YAPMALI!

GERİLLANIN FEDAİ DİRENİŞİ YANINDA YER ALALIM, DİRENİŞİ HER YERDE YÜKSELTELİM!

KCK DIŞ İLİŞKİLER KOMİTESİ’NDEN BAĞDAT’A ÇAĞRI

“1 MAYIS’TA FAŞİZMİ YIKMA, ÖZGÜRLÜĞÜ KAZANMA HEDEFİYLE DEVRİMCİ SAVAŞI BÜYÜTECEĞİZ”

BEHDİNAN’DA MİT-KDP GİZLİ TOPLANTI YAPTI

ZAP’TA YENİLİRLERSE ANKARA’DA DA YENİLECEKLER!

DAĞDA, OVADA VE ŞEHİRDE EYLEM SEFERBERLİĞİNE!

KURTEDÎROKA XİYANETA MALA BARZANÎ (DUYÊMÎN)

KONUŞMA DEĞİL EYLEM VAKTİ

KURTEDÎROKA XİYANETA MALA BARZANÎ (3' YEMÎN)

ŞENGAL ÖZERK MECLİSİ SALDIRILARA İLİŞKİN TUTUMUNU AÇIKLADI

ZAP’A SEFER OLUR, ZAFER OLMAZ

KÜRDİSTAN GENÇLİĞİ VE KADINLARI HER YERDE HAREKETE GEÇMELİ

YURTSEVER HALKIMIZA VE DEMOKRATİK GÜÇLERE!

BİR HAFTALIK SAVAŞ BİLANÇOSU (17 Nisan – 24 Nisan)

REJİM YANLIŞ HESABIYLA YÜZLEŞİYOR

KURTEDÎROKA XİYANETA MALA BARZANÎ (4'EMÎN)

PKK 1 MAYISLARLA BÜYÜDÜ (1.BÖLÜM)

PKK 1 MAYISLARLA BÜYÜDÜ (2.BÖLÜM)

İŞGALE KARŞI HER İNSANIMIZIN YAPABİLECEKLERİ VAR

SON SÖZÜ SAVAŞANLAR SÖYLER

TARİHİ GERİLLA DİRENİŞİNİ SAHİPLENELİM

AKP-MHP FAŞİST REJİMİ ZAP'TA ÇÖKECEK (3. BÖLÜM)

BİZ BU SAVAŞI KAZANACAĞIZ (4.BÖLÜM)

BİR HAFIZADIR ŞENGAL, KADIN ŞAHSINDA KENDİNİ GÜNÜMÜZE ULAŞTIRAN

PKK'Yİ SUÇLAMAK HUKUKİ DE AHLAKİ DE DEĞİL

KÜRTLER GÜÇLERİNİ BİRLEŞTİRMELİ

KÜRDİSTAN'IN EVLATLARI DÜŞMANA DİZ ÇÖKMEYECEK

DİRENİŞ BAYRAĞINI YÜKSELTEREK ŞEHİTLERE LAYIK OLACAĞIZ!

1 MAYIS'TA ALANLARDA KAVGAYI BÜYÜTECEĞİZ!

ZAFER KAZANAN ÖZGÜR KADIN TÜM İNSANLIĞA KAZANDIRACAKTIR!

1 MAYIS'TA ALANLARDA AKP-MHP'NİN İŞGAL SALDIRILARINA TUTUM ALINMALI!

ROJAVA GÜNCEL

KCK HALKLAR VE İNANÇLAR KOMİTESİ İSLAM ALEMİNİN RAMAZAN BAYRAMI'NI KUTLADI

KÜRT SOYKIRIMINI TAMAMLAMAK İSTİYORLAR

BAŞÛR’DAN BAKUR'A ETKİLİ EYLEMLER: 9 İŞGALCİ CEZALANDIRILDI

AMED’DEN İHANET VE SAVAŞ POLİTİKALARINA TEPKİ

TECRİT İMRALI’DA BAŞLAYIP ADIM ADIM YAYILDI

YURTSEVER HALKIMIZA VE DEMOKRATİK KAMUOYUNA!

GENÇLER SİLAH ALIP DİRENİŞE KATILMALI

HAREKETLİ GERİLLA TİMLERİ 16 İŞGALCİYİ CEZALANDIRDI

KÜRDİSTAN’IN KALBİ ZAP'TA ATIYOR

MEŞRU SAVUNMA HAKKIMIZI KULLANACAĞIZ

ŞENGAL ETRAFINDA KENETLENELİM

ZAP’I ZAFER KALESİ YAPACAĞIZ

“DEVRİMİN YOLUNDAYIZ… DENİZLERİN YOLUNDAYIZ!”

ZAP’I SADECE ZAP’TA SAVUNMUYORUZ

ALMANYA VE NATO'NUN TÜRK DEVLETİ İLE KİRLİ İŞBİRLİĞİ

ARKADAŞLAR TAM BİR PKK’Lİ RUHUYLA DİRENİŞTE

18 İŞGALCİ CEZALANDIRILDI, 1 HELİKOPTER DARBELENDİ

ZAP'IN NASIL BİR YER OLDUĞUNU GÖRECEKLER

KDP'NİN KÜRT DAVASI YOK

HİÇBİR ŞEY BU FAŞİST İKTİDARI KURTARAMAYACAK

AKP-MHP FAŞİZMİ ZAP VE AVAŞÎN’E GÖMÜLÜYOR

ZAP KÜRDİSTAN ADINA DİRENİYOR

DÜŞMANI ADIM ATAMAYACAK HALE GETİRMELİYİZ!

TÜM SURİYE KARŞI DURMALI

MEDYA SAVUNMA ALANLARI SEVK İDARE KOMUTANLIĞINA

KDP, CENAZELERİNİ ALAMAYAN TÜRK DEVLETİNİN CENAZELERİNİ TAŞIYOR

KADIN ÖZGÜRLÜK MÜCADELEMİZİN SEÇKİN ÖNCÜ MİLİTANI

AYSEL DOĞAN’IN MÜCADELESİNİ ZAFERLE TAÇLANDIRACAĞIZ

ZAP VE AVAŞİN’DEKİ DİRENİŞ ZİLANLARIN ÖZGÜRLÜK VE DİRENİŞ ÇİZGİSİDİR

BAZÊN ZAGROSÊ DEVRİMCİ HAMLESİ BİR AYLIK SAVAŞ BİLANÇOSU (14 NİSAN–14 MAYIS)

KÜRTÇE KONUŞMAK EN TEMEL EYLEMİMİZ OLMALI

KİMSE PKK'Yİ YOK EDEMEZ

KJK EĞİTİM KOMİTESİ KÜRT DİL BAYRAMI’NI KUTLADI

TC’NİN KÜRT MEZARLARINA KARŞI SAVAŞI: BİR İNSAN BEŞ KEZ ÖLDÜRÜLÜR MÜ?

MAYIS AYI ŞEHİTLERİNİ SAYGIYLA ANIYORUZ

YURTSEVER HALKIMIZA VE DEMOKRATİK DOSTLARIMIZA!

TÜRK ORDUSU ZAP ÇIKMAZINDA

TÜRK ORDUSU ZAP’TA KİLİTLENMİŞTİR

ZAP-AVAŞİN GERİLLASI DESTAN YAZIYOR TARİHİN EN BÜYÜK KAHRAMANLIK ÖRNEĞİNİ ORTAYA KOYUYOR

MAYIS ŞEHİTLERİ ÇİZGİSİNDE DİRENİŞ MUTLAKA KAZANACAK!

“İBRAHİM KAYPAKKAYA, HAKİ KARER VE DÖRTLER…SER VERİP SIR VERMEYEN DEVRİMCİLERİN İZİNDEYİZ!”

GERİLLANIN TARİHİ DİRENİŞİ VE APOCU FEDAİ İRADESİ ASLA KIRILMAYACAKTIR

ZAP DİRENİŞİ KÜRT VE BÖLGE HALKLARININ GELECEĞİNİN DİRENİŞİDİR

ZAGROS ŞAHİNLERİ 10 İŞGALCİYİ CEZALANLARDI

SUİKASTLARA KARŞI SİYASİ TAVIR GÖSTERİLMEZSE MİSİLLEME HAKKI KULLANILABİLİR

ÇİYAREŞ’TE 8 YOLDAŞIMIZ KİMYASAL SİLAH SALDIRISINDA ŞEHADETE ULAŞTI

‘SAVAŞI ZAFERLE TAÇLANDIRACAĞIZ’

ZAGROS ŞAHİNLERİ 15 İŞGALCİYİ CEZALANDIRDI

ZAP VE AVAŞÎN'DE 4 İŞGALCİ CEZALANDIRILDI

ŞARISTAN DERSİM VE ZAP

GERİLLA TEK YÜREK DİRENİYOR

ZAP ONLARA MEZAR OLACAK

METÎNA ŞEHİTLERİ ANISINA 19 İŞGALCİ CEZALANDIRILDI

HER YERDE DİRENİŞE VE SEFERBERLİĞE ÇAĞIRIYORUZ

KÜRT GENÇLERİ HER YERDE SAVAŞABİLMELİ

DEVRİMCİ HALK SAVAŞI

DEVRİMCİ İNTİKAM OPERASYONU’NDA 26 İŞGALCİ CEZALANDIRILARAK SİLAHLARINA EL KONULDU

'İMRALI KİLİDİNİ NE PAHASINA OLURSA OLSUN KIRACAĞIZ'

ZAP ASLANLARI SAVAŞ TARİHİNDE YENİ BİR SAYFA YAZIYOR

ZAP, AVAŞÎN VE METÎNA'DA 13 İŞGALCİ CEZALANDIRILDI

HALKIMIZA BAŞARIYI ARMAĞAN EDECEĞİZ